ABD ile İran arasında yükselen gerilim ve geçtiğimiz hafta küresel piyasaları sarsan teknoloji hisselerindeki satış dalgası, gelişen piyasalarda karmaya neden oldu. Yatırımcılar, jeopolitik riskler ile teknik düzeltme arasında gidip gelirken, hisse senetleri ve döviz kurlarında yön birliği sağlanamadı. Brezilya, Hindistan ve Güney Afrika gibi büyük gelişen ekonomilerin borsalarında karışık seyirler izlenirken, Türk lirası da diğer para birimleriyle birlikte dalgalandı.
Gerilimin Piyasalar Üzerindeki Etkisi
ABD yönetiminin İran'a yönelik yeni yaptırım tehditleri ve bölgede artan askeri hareketlilik, özellikle Orta Doğu'ya yakın gelişen piyasaları olumsuz etkiledi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enerji ithalatçısı ülkeler için ek bir maliyet unsuru haline gelirken, ihracatçı ülkelerde ise bütçe dengelerinde iyileşme beklentisi yarattı. Ancak belirsizliğin uzun sürmesi halinde, risk iştahının azalması ve sermaye çıkışlarının hızlanması bekleniyor.
Teknoloji hisselerindeki satış dalgası ise özellikle Asya borsalarında etkili oldu. Çin ve Tayvan borsaları haftanın son işlem gününde değer kaybederken, Güney Kore ve Hindistan'da durum görece daha sakin kaldı. Küresel yatırımcıların, yüksek faiz ortamı ve şirket karlılıklarına ilişkin endişelerle teknoloji sektöründeki şişkin değerlemeleri sorguladığı görülüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gelişen piyasalardaki bu dalgalanma, küresel ekonomik toparlanmanın kırılganlığını bir kez daha ortaya koyuyor. Merkez bankalarının sıkı para politikalarına devam edeceği sinyali, borçlanma maliyetlerini artırarak özellikle yüksek dış borçlu ülkeleri zorluyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim beklentilerini ötelemesi, doların güçlenmesine ve gelişen piyasa para birimlerinin baskı altında kalmasına yol açıyor.
Öte yandan, İran gerilimi, enerji fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinden küresel enflasyonu yeniden alevlendirme potansiyeli taşıyor. Petrol fiyatlarındaki artış, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomilerde maliyet baskısını artırırken, merkez bankalarının faiz indirimine gitme kabiliyetini sınırlıyor. Bu durum, özellikle yüksek enflasyonla mücadele eden Türkiye gibi ülkeler için ek bir zorluk anlamına geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasındaki tansiyonun yükselmesi, Türkiye için birden çok kanaldan risk taşıyor. Öncelikle, enerji ithalatında büyük oranda İran'a bağımlı olan Türkiye, olası bir yaptırım veya arz kesintisi durumunda enerji maliyetlerinin artmasıyla karşı karşıya kalabilir. Bu da zaten yüksek seyreden cari açığı daha da büyütebilir. Ayrıca, bölgedeki istikrarsızlık, komşu ülkelerle ticaret ve turizm gelirlerini olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde Türkiye'nin enerji güvenliğini çeşitlendirme çabaları, özellikle Doğu Akdeniz ve Karadeniz'deki doğal gaz arama faaliyetleri, daha stratejik bir önem kazanıyor. Gelişen piyasalardaki dalgalanma ise kısa vadede TL'de volatiliteyi artırabilir ancak Türkiye'nin uyguladığı sıkı para politikası ve yabancı yatırımcıya yönelik reform sinyalleri, orta vadede güven ortamını destekleyebilir.