Çin'in ilaç sektörü, yenilikçi ilaçlara yönelik sınır ötesi anlaşmaların 2026'nın ilk yarısında 110 milyar dolarla rekor kırmasının ardından, bir sonraki işlem dalgasını yönlendirmek için yapay zeka destekli adaylara yöneliyor. Küresel ilaç pazarında önemli bir oyuncu haline gelen Çin, halihazırda geliştirilmekte olan tüm yeni ilaçların yaklaşık yüzde 30'unu oluşturuyor. Bu pay, ülkenin Ar-Ge kapasitesindeki hızlı büyümeyi ve küresel ilaç şirketlerinin Çinli ortaklıklara olan ilgisini yansıtıyor.
Yapay zeka ilaç keşfinde yeni bir dönem
Çinli ilaç firmaları, geleneksel ilaç keşif yöntemlerinin yüksek maliyet ve düşük başarı oranlarını aşmak için yapay zeka tabanlı platformlara yoğun yatırım yapıyor. Yapay zeka, moleküler simülasyon, hedef protein tahmini ve klinik öncesi veri analizi gibi alanlarda süreçleri hızlandırarak aday ilaçların belirlenme süresini yıllardan aylara indiriyor. Bu teknoloji, özellikle onkoloji ve nadir hastalıklar gibi yüksek ihtiyaç duyulan alanlarda yeni tedavilerin geliştirilmesine olanak tanıyor.
2026'nın ilk yarısında kaydedilen 110 milyar dolarlık anlaşma hacmi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 40'lık bir artışı temsil ediyor. Bu anlaşmaların büyük kısmı, Çinli biyoteknoloji firmalarının ABD ve Avrupalı ilaç devleriyle yaptığı lisans anlaşmaları ve ortak geliştirme projelerinden oluşuyor. Yapay zeka destekli platformlara sahip Çinli girişimler, bu anlaşmalarda daha yüksek değerlemeler elde ediyor. Örneğin, Pekin merkezli bir biyoteknoloji şirketi, yapay zeka tarafından keşfedilen bir kanser ilacı adayı için bir ABD firmasıyla 2 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladı.
Küresel rekabet ve jeopolitik boyut
Çin'in yapay zeka destekli ilaç keşfindeki atılımı, yalnızca ticari bir rekabet değil, aynı zamanda stratejik bir yarışı da beraberinde getiriyor. ABD ve Avrupa, ilaç Ar-Ge'sinde yapay zeka kullanımını artırırken, Çin büyük veri ve ucuz iş gücü avantajıyla bu alanda öne çıkıyor. Ancak, teknoloji transferi kısıtlamaları ve fikri mülkiyet endişeleri, Çinli firmaların batılı ortaklarla işbirliğini zorlaştırabiliyor. Buna rağmen, Çin hükümetinin "Made in China 2025" ve "Yapay Zeka Geliştirme Planı" gibi stratejik hedefleri, sektöre büyük teşvikler sağlıyor. Analistler, önümüzdeki beş yıl içinde küresel ilaç pazarında yapay zeka ile keşfedilen ilaçların payının yüzde 20'ye ulaşabileceğini öngörüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in yapay zeka destekli ilaç keşfindeki yükselişi, Türkiye için hem fırsat hem de tehdit oluşturuyor. Türkiye, ilaç sektöründe jenerik üretimde güçlü olsa da, yenilikçi ilaç Ar-Ge'sinde sınırlı bir kapasiteye sahip. Yapay zeka teknolojileri, Türk ilaç firmalarının düşük maliyetle yeni ilaç adayları geliştirmesine olanak tanıyarak küresel pazarda rekabet gücünü artırabilir. Ancak, Çin'in bu alandaki hızlı ilerlemesi, Türkiye'nin ilaçta dışa bağımlılığını daha da derinleştirebilir. Türkiye'nin, özellikle nadir hastalıklar ve yerel sağlık sorunlarına yönelik yapay zeka destekli ilaç geliştirme projelerine yatırım yapması, stratejik bir öncelik haline gelmelidir. Aksi takdirde, Türkiye sadece tüketici konumunda kalabilir.