Çin'in en büyük elektrikli araç (EV) üreticisi BYD, Brezilya'daki montaj hattından 100 bininci yeni enerji aracını çıkardı. 16 Temmuz'da gerçekleşen bu kilometre taşı, Çin yapımı otomobillerin Güney Amerika'daki büyüme potansiyelini gözler önüne sererken, aynı günlerde Avrupa'da elektrikli araç ticaretinde yeni bir gerilim dalgası yaşanıyor. BYD, Kovid-19 salgını sırasında Çin'de Show low-cost EVs to EU: China’s BYD plans Hungary plant (Reuters) ile gündeme gelmiş, ardından Macaristan'da bir fabrika kuracağını duyurmuştu. Şimdi ise Avrupa Birliği (AB), Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara yönelik soruşturma başlatarak ek gümrük vergisi getirmeye hazırlanıyor.
BYD'nin Brezilya'daki üretim hamlesi
BYD, Brezilya'nın Camaçari kentinde bulunan fabrikasında 100 bininci aracı üreterek, ülkedeki toplam üretim kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Şirket, bu tesiste yıllık 150 bin araç üretme hedefine ulaşmak için çalışmalarına devam ediyor. BYD, Güney Amerika pazarında liderlik hedefiyle hareket ederken, yerel üretim avantajıyla maliyetleri düşürmeyi ve ithalat vergilerinden kaçınmayı amaçlıyor. Brezilya hükümeti, yerli üretimi teşvik eden politikalarıyla yabancı yatırımcıları cezbediyor. BYD'nin bu yatırımı, aynı zamanda bölgedeki Çin etkisinin artmasının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Brezilya'da elektrikli araç pazarı henüz emekleme aşamasında olsa da, BYD'nin agresif fiyatlandırma stratejisi ve geniş model yelpazesi dikkat çekiyor. Şirket, özellikle toplu taşıma araçları ve ticari filolar için uygun maliyetli çözümler sunarak pazar payını artırmayı hedefliyor. Brezilya'nın yanı sıra Arjantin, Şili ve Kolombiya gibi ülkelerde de büyüme potansiyeli gören BYD, bölgede üretim üssü oluşturarak lojistik avantaj sağlamayı planlıyor.
Avrupa'nın tepkisi: Ek vergi ve korumacılık
BYD'nin Brezilya'daki başarısı, Avrupa'da ise farklı bir endişeye yol açıyor. Avrupa Birliği, Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara yönelik bir soruşturma başlattı. AB, Çinli üreticilerin haksız devlet sübvansiyonları sayesinde Avrupa pazarında ucuz fiyatlarla rekabet ettiğini ve yerli otomotiv sanayisini tehdit ettiğini iddia ediyor. Bu kapsamda, BYD ve diğer Çinli markalara karşı ek gümrük vergileri getirilmesi gündemde.
Avrupa otomotiv devleri, Çin rekabeti karşısında gerileme yaşarken, AB'nin alacağı korumacı önlemler hem tüketici fiyatlarını hem de yeşil dönüşüm hedeflerini etkileyebilir. Özellikle Almanya, Çin'e kızmış durumda ve AB üzerinde baskı uyguluyor. Çin ise buna cevaben ABD'den sonra AB'ye de karşı yaptırımlarla karşılık verebileceğini sinyallerini veriyor. Bu ticari sürtüşme, küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirebilir ve elektrikli araç fiyatlarını yükseltebilir.
Çinli üreticiler, Avrupa pazarına girmek için yerel üretim yatırımlarına yöneliyor. BYD, Macaristan'da bir fabrika kurarken, diğer Çinli markalar da Fransa, İspanya ve Almanya'da üretim tesisleri planlıyor. Böylece ek vergilerden kaçınmayı hedefliyorlar. Ancak Brüksel, bu fabrikaların da sübvanse edilmiş Çin hammaddelerine bağımlı olacağını ve rekabet eşitliğini bozacağını iddia ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB ile Gümrük Birliği ve Çin ile güçlenen ekonomik ilişkileri arasında hassas bir dengede duruyor. Çinli EV üreticilerinin Avrupa'ya ihracatına yönelik olası AB vergileri, Türkiye'yi de olumsuz etkileyebilir. Zira Türkiye, Çin'den ithal edilen bazı araçlara kendi ek vergilerini uygulamış durumda. Avrupa pazarındaki bu gelişmeler, Türk otomotiv sanayi için hem fırsat hem de tehdit oluşturuyor. Türkiye, Çinli üreticilere yatırım ve üretim üssü olma seçeneğini gündeminde tutarken, AB ile uyumu da korumak zorunda. Ayrıca Türkiye'de elektrikli araç dönüşümü hızlanırken, Çin rekabeti yerli üreticileri zorlayabilir. Bu nedenle Ankara'nın izleyeceği politika, hem ticari çıkarlar hem de sanayi stratejisi açısından kritik önem taşıyor.