İngiltere İşçi Partisi'nin (Labour) ‘eski sağ’ kanadı olarak bilinen deneyimli siyasetçi Andy Burnham, Başbakan Keir Starmer'ın liderlik dönemine karşı zaman zaman sesini yükseltse de, Maliye Bakanı (Şansölye) olarak atandıktan sonra Hazine'nin ekonomik rotasında anlamlı bir değişiklik yapması beklenmiyor. Parti içi muhalefetiyle tanınan Burnham'ın, kamu harcamaları ve vergi politikalarında Starmer-ekibinin belirlediği orta yolcu çizgiyi koruyacağı ifade ediliyor.
Eski sağın yeni şansölyesi
Andy Burnham, 2000'li yılların başında Tony Blair ve Gordon Brown hükümetlerinde görev yapmış, özellikle Sağlık Bakanı olarak tanınmış bir isim. Parti içinde ‘eski sağ’ veya ‘Blairci’ olarak sınıflandırılan Burnham, son yıllarda Starmer'ın merkez sol politikalarını eleştiren açıklamalarıyla dikkat çekmişti. Özellikle kamu hizmetlerinde kemer sıkma politikalarına karşı çıkışı ve bölgesel eşitsizliklere vurgu yapması, onu Starmer kanadından ayıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor.
Ancak siyasi gözlemciler, Burnham'ın Maliye Bakanı olarak atanmasının ardından bu eleştirel tavrını yumuşatacağını öngörüyor. Westminster'da yaygın kanaat, Hazine'nin geleneksel olarak parti içi muhalefetten bağımsız bir kurum gibi davrandığı ve Burnham'ın da bu kültürün bir parçası olacağı yönünde. Ekonomi uzmanları, Burnham'ın kamu harcamalarını artırma yönündeki geçmiş vaatlerine rağmen, mevcut mali disiplin çerçevesinin dışına çıkmasının zor olduğunu vurguluyor.
Küresel ekonomik bağlam ve Britanya'nın tercihleri
Britanya ekonomisi, yüksek enflasyon, artan faiz oranları ve zayıf büyüme gibi zorluklarla boğuşurken, her iki ana parti de mali disiplini ön planda tutuyor. Muhafazakâr Parti döneminde alınan kemer sıkma kararları, İşçi Partisi içinde sert eleştirilere neden olmuştu. Starmer, seçim kampanyasında ‘değişim’ vaat etmesine rağmen, iktidara geldikten sonra iş dünyasının güvenini kazanmak için Hazine'nin bağımsız hareket etmesine izin verdi.
Burnham'ın geçmişte savunduğu büyük kamu yatırımları ve ulusal enerji şirketi kurulması gibi radikal fikirler, şu an için rafa kalkmış durumda. Bunun yerine, Hazine'nin öncelikli hedefi bütçe açığını kontrol altında tutmak ve borçlanma maliyetlerini düşürmek olarak belirlendi. Bu durum, Starmer ile Burnham arasında ihtilaf yaratabilecek olsa da, parti disiplininin ağır basması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Britanya'da Maliye Bakanlığı görevine gelen deneyimli bir ismin, küresel ekonomik dalgalanmalar karşısında izleyeceği politikalar, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için dolaylı da olsa önem taşıyor. İngiltere'nin uluslararası ticaret ve finans merkezi olarak rolü, özellikle Brexit sonrası Türkiye ile ticaret hacmini artırma çabaları göz önüne alındığında, daha istikrarlı bir İngiliz ekonomisi Türkiye'nin ihracatı ve yatırım akışı için olumlu bir işaret. Ancak kemer sıkma politikalarının sürmesi, İngiltere'de iç talebin zayıf kalmasına ve dolayısıyla Türk ihracatçıları için pazar daralmasına yol açabilir. Bu nedenle Burnham'ın Hazine'deki çizgisinin ne ölçüde sürdürüleceği, Türkiye-İngiltere ekonomik ilişkileri açısından izlenmesi gereken bir konu.