İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin ortasında, kuzeyi güneyden ayıran yaklaşık 6,5 kilometre uzunluğunda bir toprak set inşa ettiğini doğruladı. İsrail medyasına yansıyan haberlere göre, sarı çizgi olarak adlandırılan ve İsrail güçlerinin Ekim 2023'te Hamas ile varılan ateşkes anlaşması kapsamında çekildiği sınıra inşa edilen bu set, Gazze'nin fiilen ikiye bölünmesi anlamına geliyor. İsrail yönetimi, setin 'güvenlik amacıyla' yapıldığını savunurken, Filistinli yetkililer ve uluslararası gözlemciler bu hamlenin Gazze'nin toprak bütünlüğünü kalıcı olarak bozacağı ve iki devletli çözüm umutlarını daha da zedeleyeceği uyarısında bulunuyor.
Setin arka planı ve stratejik önemi
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamada, setin 'Hamas'ın kuzeyden güneye sızmasını engellemek' amacıyla inşa edildiği belirtildi. Ancak yapının, İsrail'in savaşın başında işgal ettiği ve 'tampon bölge' ilan ettiği Netzarim Koridoru'nun kalıcılaştırılması olarak yorumlanıyor. Netzarim, İsrail'in 2005'te çekildiği Gazze Şeridi'nde yeniden toprak kazanma çabasının bir parçası olarak görülüyor. Set, Gazze'nin kuzeyindeki Gazze kenti ile güneydeki Han Yunus ve Refah arasındaki bağlantıyı kesiyor. Filistinliler için bu, Gazze'nin parçalanması anlamına geliyor. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) yetkilileri, setin insani yardım akışını da engellediğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, Gazze'deki mevcut insani krizi daha da derinleştiriyor. Birleşmiş Milletler, Gazze nüfusunun yüzde 85'inin yerinden edildiğini ve gıda, su, ilaç gibi temel ihtiyaçlara erişimin kritik seviyede olduğunu bildiriyor. Setin inşası, Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen ateşkes müzakerelerine de gölge düşürüyor. Hamas, setin ateşkes anlaşmasının ihlali olduğunu savunurken, İsrail ise anlaşmanın kendisine 'güvenlik önlemleri' alma hakkı tanıdığını iddia ediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmazken, Avrupa Birliği, setin 'Gazze'nin toprak bütünlüğünü tehdit ettiği' uyarısında bulundu. Bölgedeki diğer aktörler, özellikle İran ve Hizbullah, bu gelişmeyi İsrail'in 'işgalci politikalarının bir parçası' olarak nitelendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Gazze'deki bu fiili bölünmeyi BM kararlarına ve uluslararası hukuka aykırı buluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önce 'Gazze'nin bölünmesine asla izin vermeyeceğiz' sözleri, Türkiye'nin Filistin davasına verdiği desteğin altını çiziyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki stratejik çıkarlarını da doğrudan ilgilendiriyor; zira istikrarsız bir Gazze, bölgesel güvenlik dengelerini bozuyor. Türkiye'nin insani yardım kuruluşları aracılığıyla Gazze'ye ulaştırdığı yardımların set nedeniyle aksaması muhtemel. Ayrıca, Türkiye ile İsrail arasında normalleşme süreci devam ederken, bu tür adımlar iki ülke ilişkilerinde yeni bir krize yol açabilir. Türkiye, bölgede kalıcı ateşkes ve iki devletli çözüm için arabuluculuk çabalarını yoğunlaştırmalıdır.