Avustralya’nın sembol yapılarından Büyük Set Resifi, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) “tehlikede” listesine alınmaktan son anda kurtuldu. UNESCO’nun perşembe günü yayımladığı taslak kararda, Dünya Mirası Komitesi’nin resifin şu an için “tehlikede” ilan edilmemesi yönünde görüş bildirdiği belirtildi. Ancak örgüt, iklim değişikliği kaynaklı kitlesel mercan beyazlaması konusunda “aşırı endişe” duyduğunu da vurguladı. Kararın resmen kabulü için temmuz ayında Bahreyn’de yapılacak toplantı beklenecek.
Gelişmenin arka planı
Dünyanın en büyük mercan resif sistemi olan Büyük Set Resifi, Avustralya’nın kuzeydoğu kıyılarında 2 bin 300 kilometre boyunca uzanıyor. UNESCO, 2021 yılında resifi “tehlikede” listesine almayı önermiş, ancak Avustralya hükümetinin yoğun lobi faaliyetleri ve iklim politikalarında iyileştirme taahhütleri sonucu ertelenmişti. Canberra yönetimi, bu kez de taslak kararı memnuniyetle karşıladı. Çevre Bakanı Tanya Plibersek, “UNESCO’nun kararı, hükümetimizin resifi koruma çabalarının bir takdiri” dedi. Ancak bilim insanları ve çevre örgütleri, kararın resifin mevcut durumunu yansıtmaktan uzak olduğunu savunuyor. Son 30 yılda beş kez kitlesel mercan beyazlaması yaşayan resifte, 2024 yazında da geniş çaplı bir beyazlama olayı kaydedildi.
Avustralya hükümeti, resifi korumak için 2022’den bu yana 1,2 milyar dolarlık bir fon ayırdığını ve sera gazı emisyonlarını 2030’a kadar yüzde 43 azaltma hedefi koyduğunu açıkladı. Ancak ülke, dünyanın en büyük kömür ve sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatçılarından biri olmaya devam ediyor. Çevre grupları, bu çelişkiye dikkat çekerek UNESCO’nun kararının siyasi olduğunu öne sürüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Büyük Set Resifi, Avustralya ekonomisi için kritik öneme sahip. Bölgeye yılda yaklaşık 2 milyon turist çeken resif, 64 bin kişiye istihdam sağlıyor ve yıllık 6 milyar doların üzerinde gelir getiriyor. “Tehlikede” listesine alınması durumunda turizm gelirlerinde ciddi düşüş bekleniyordu. Dünya Mirası statüsünün kaybı, aynı zamanda uluslararası prestij ve fon kaybı anlamına gelecekti. Öte yandan karar, iklim değişikliğiyle mücadele konusunda diğer ülkelere de sinyal gönderiyor. Mercan resifleri, küresel ısınmanın en kırılgan göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor. Bilim insanları, okyanus sıcaklıklarının 1,5 santigrat derecenin üzerine çıkması halinde dünyadaki mercan resiflerinin yüzde 90’ının yok olacağını öngörüyor. Bu bağlamda UNESCO’nun kararı, çevre koruma ile ekonomik çıkarlar arasındaki hassas dengeyi bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Büyük Set Resifi’nin “tehlikede” listesine alınmaması, Türkiye’nin doğrudan tarafı olmadığı bir gelişme olsa da küresel iklim politikaları açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye, Paris İklim Anlaşması’na 2021’de taraf olmuş ve 2053 net sıfır emisyon hedefi koymuştur. Ancak kömürden enerji üretimine devam edilmesi ve çevresel düzenlemelerdeki zafiyetler nedeniyle benzer eleştirilerle karşı karşıyadır. Özellikle Akdeniz ve Ege’deki deniz ekosistemleri, iklim değişikliği ve kirlilik tehdidi altındadır. Bu karar, Türkiye’nin de dünya mirası alanlarını koruma yükümlülüğünü hatırlatırken, uluslararası kamuoyunda çevre politikalarının daha sıkı takip edileceği mesajını vermektedir.