İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in cenaze törenleri, cumartesi günü resmen başladı. Devlet televizyonunun aktardığına göre, Tahran sokakları yüz binlerce yastaşla dolduran tören, İslam Cumhuriyeti'nin düşmanlarına karşı bir güç gösterisi olarak planlandı. Hamaney, 4 Kasım'da 85 yaşında hayatını kaybetmişti. Yetkililer, törenlere katılımın milyonları bulmasını bekliyor.
Gelişmenin arka planı
Ali Hamaney, 1989'dan bu yana İran'ın en yüksek dini ve siyasi otoritesiydi. Onun ölümü, ülkede bir dönemin sonu anlamına geliyor. Cenaze törenleri, aynı zamanda yeni liderin belirlenmesi sürecine de zemin hazırlıyor. Uzman Komite'nin önümüzdeki haftalarda yeni dini lideri seçmesi bekleniyor. Bu süreçte, reformist ve muhafazakâr kanatlar arasında yoğun bir mücadele yaşanması muhtemel.
Törenler sırasında Hamaney'in naaşı, Tahran Üniversitesi'ndeki Musalla'da halkın ziyaretine açıldı. Binlerce kişi, tabutun önünde saf tutarak gözyaşı döktü. Resmi kaynaklar, cenaze namazının yarın öğle saatlerinde kılınacağını, ardından Hamaney'in Rey kentindeki türbesine defnedileceğini belirtti. Güvenlik güçleri, olası protestoları engellemek için geniş çaplı önlemler aldı.
Bölgesel veya küresel boyut
Hamaney'in ölümü, Ortadoğu'da önemli bir güç boşluğu yaratıyor. İran, uzun yıllardır bölgesel politikasını bu lider üzerinden şekillendiriyordu. Özellikle Yemen, Suriye ve Lübnan'daki nüfuzu, Hamaney'in direktifleriyle yönetiliyordu. Cenaze törenlerine katılımın yüksek olması, İran'ın iç istikrarını koruma çabası olarak yorumlanıyor. Dış basın, özellikle Suudi Arabistan ve İsrail'in, İran'daki bu geçiş sürecini yakından izlediğini yazıyor.
ABD ve Avrupa Birliği, Hamaney'in ölümünün ardından temkinli açıklamalar yaptı. Washington, nükleer müzakerelerin yeniden başlaması için yeni bir pencere açıldığını ima ederken, Tel Aviv ise İran'ın zayıfladığı bu dönemde daha sert bir tutum takınmayı değerlendiriyor. Rusya ve Çin ise İran'la ilişkilerini derinleştirme sinyali verdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'daki lider değişimi, Türkiye'nin Ortadoğu politikasını doğrudan etkileyecek bir gelişme. Ankara, Tahran'la Suriye, Irak ve enerji konularında iş birliği içindeydi. Hamaney sonrası dönemde, İran'ın iç istikrarı Türkiye için kritik önem taşıyor. Sınır güvenliği ve terörle mücadele başta olmak üzere, İran'daki olası bir güç boşluğu Türkiye'ye yönelik göç dalgalarını artırabilir. Ayrıca, İran'ın nükleer programı ve bölgesel nüfuzu, Türkiye'nin enerji güvenliği ve dış ticaret dengesi açısından yakından takip edilmesi gereken unsurlar. Yeni liderin Türkiye-İran ilişkilerini nasıl şekillendireceği, önümüzdeki ayların en önemli dış politika gündem maddelerinden biri olacak.