Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinli sivil toplum kuruluşlarına (STK) yönelik artan baskısının, Filistinli çocukları "savunmasız" bıraktığı uyarısında bulundu. BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve BM İnsan Hakları Ofisi tarafından hazırlanan ortak raporda, İsrail güçlerinin çocuk hakları alanında çalışan STK'ları hedef almasının, binlerce çocuğun temel hizmetlere erişimini engellediği belirtildi. Raporda, 2022 yılından bu yana en az 15 Filistinli STK'nın kapatıldığı veya faaliyetlerinin kısıtlandığı, bunların çoğunun çocuk koruma, eğitim ve psikososyal destek sağladığı kaydedildi.
Çocuk hakları ihlalleri ve uluslararası hukuk
BM raporu, İsrail'in askeri mahkemelerde yargılanan Filistinli çocukların sayısında da artış olduğunu ortaya koydu. 2023 yılında 700'den fazla çocuğun gözaltına alındığı, bunların bir kısmının 12 yaşın altında olduğu belirtildi. Raporda, çocukların sorgulanırken avukat ve aile desteğinden mahrum bırakıldığı, işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı iddia edildi. Bu uygulamaların, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğu vurgulandı. UNICEF Ortadoğu ve Kuzey Afrika Direktörü Adele Khodr, "Filistinli çocuklar, işgal altındaki en savunmasız gruplardan biri. STK'ların kapatılması, onları koruyan son kalkanı da ortadan kaldırıyor" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
İsrail'in STK'lara yönelik baskısı, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. Avrupa Birliği, İsrail'i uluslararası hukuka uymaya çağırırken, ABD ise İsrail'in güvenlik endişelerini anlayışla karşıladığını ancak sivil alanın daraltılmaması gerektiğini belirtti. Raporda, İsrail'in bazı STK'ları "terör örgütü" olarak sınıflandırmasının, insani yardım çalışmalarını felç ettiği ifade edildi. Bu durumun, Gazze ve Batı Şeria'da yaşayan 2 milyondan fazla çocuğun temel ihtiyaçlarını karşılamasını daha da zorlaştırdığı belirtildi. BM, tüm taraflara çocuk haklarını koruma çağrısı yaparken, İsrail'e yönelik yaptırım olasılığı tartışılmaya başlandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin geleneksel olarak Filistin davasına verdiği desteği yeniden gündeme getiriyor. Türkiye, BM'de Filistin lehine oy kullanan ülkeler arasında yer alırken, İsrail'in STK baskısı Ankara'nın insani yardım kuruluşları aracılığıyla yürüttüğü projeleri de etkileyebilir. Batı Şeria ve Gazze'de faaliyet gösteren Türk STK'ları, benzer kısıtlamalarla karşılaşabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki nüfuz mücadelesinde Filistinli çocukların korunması, uluslararası kamuoyunda elini güçlendirecek bir argüman olabilir. Ankara'nın bu raporu referans alarak BM ve İİT nezdinde daha aktif bir diplomasi yürütmesi beklenebilir.