Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, Avrupa Birliği'nin tarım politikalarının, özellikle et ve tahıl üreticilerine sağladığı sübvansiyonların, meyve ve sebze gibi sağlıklı gıdaların fiyatlarını yükselttiğini ortaya koydu. Raporda, AB'nin Ortak Tarım Politikası (CAP) kapsamında dağıttığı yıllık yaklaşık 55 milyar avroluk desteğin büyük kısmının hayvancılık ve tahıl üretimine yönlendirildiği, bu durumun sağlıklı beslenmeyi teşvik eden gıdaların görece daha pahalı hale gelmesine yol açtığı belirtiliyor.
Tarım sübvansiyonlarının çarpık etkisi
FAO'nun "Gıda ve Tarımsal Emtia Piyasalarının Durumu" başlıklı raporunda, AB ülkelerinde meyve ve sebze üretimine ayrılan tarım arazilerinin oranının son yirmi yılda azaldığı, buna karşın et ve süt üretimi için kullanılan alanların arttığı vurgulanıyor. Rapora göre, CAP kapsamında hububat ve hayvancılık sektörlerine aktarılan fonlar, bu ürünlerin üretim maliyetlerini düşürerek tüketici fiyatlarını yapay olarak aşağı çekiyor. Ancak bu durum, meyve ve sebze gibi sübvansiyonlardan yoksun sektörlerde fiyatların nispeten daha yüksek kalmasına neden oluyor. Uzmanlar, bu politikanın tüketicileri işlenmiş gıdalar ve kırmızı et gibi daha ucuz ama besin değeri daha düşük ürünlere yönelttiğini ifade ediyor.
AB Yeşil Mutabakatı ile çelişki
Raporda ayrıca, AB'nin iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında hayata geçirdiği Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri ile mevcut tarım sübvansiyonları arasındaki çelişkiye dikkat çekiliyor. Yeşil Mutabakat, sürdürülebilir gıda sistemlerine geçişi ve daha fazla bitkisel üretimi teşvik ederken, CAP ödemelerinin büyük bir kısmı hâlâ çevresel ayak izi yüksek olan hayvancılık sektörüne gidiyor. FAO, sübvansiyonların yeniden yapılandırılması ve sağlıklı gıdalara erişimi kolaylaştıracak politikalara yönelinmesi çağrısında bulunuyor. Raporda, mevcut sistemin değiştirilmemesi durumunda obezite ve diyabet gibi beslenme kaynaklı hastalıkların artabileceği uyarısı yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Her ne kadar Türkiye AB üyesi olmasa da, AB ile Gümrük Birliği anlaşması kapsamında ticari ilişkileri bulunuyor. AB'nin tarım sübvansiyonları, Türkiye'nin meyve ve sebze ihracatında rekabet gücünü etkileyebilir. AB pazarında sağlıklı gıdalara yönelik artan talep, Türk üreticiler için fırsat oluştururken, AB'nin sübvansiyon politikalarındaki olası değişiklikler ihracat dinamiklerini yeniden şekillendirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin kendi tarım destekleme programlarını gözden geçirerek sağlıklı gıda üretimini teşvik edecek reformlar yapması, hem iç piyasada gıda güvenliğini artırabilir hem de ihracatta sürdürülebilirlik kriterlerini karşılamada avantaj sağlayabilir.