Fransa'nın Normandiya bölgesindeki Bayeux kentinde sergilenen 950 yıllık ünlü Bayeux Halısı, 2025 yılında İngiltere'nin başkenti Londra'ya taşınacak. Fransız yetkililer, eserin bu tarihi yolculuk sırasında güvenliğinin 'kusursuz' olacağını ve adeta bir bebek gibi korunacağını açıkladı. Yaklaşık 70 metre uzunluğundaki işlemeli halı, İngiltere'nin Fransız yönetiminden çıkışını ve 1066'daki Hastings Muharebesi'ni anlatıyor. Eserin Londra'daki British Museum'da sergilenmesi planlanıyor.
Gelişmenin arka planı
Bayeux Halısı'nın İngiltere'ye taşınması, 2018 yılında Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İngiltere Başbakanı Theresa May'e yaptığı teklifin ardından gündeme gelmişti. Ancak planlar, Kovid-19 salgını ve lojistik zorluklar nedeniyle birkaç kez ertelendi. Halının nakliyesi özel olarak tasarlanmış, titreşime ve sıcaklık değişimlerine karşı korumalı bir konteyner içinde gerçekleştirilecek. Fransız Kültür Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Bu eşsiz eser, taşıma sırasında dünyanın en hassas kargosu muamelesi görecek" denildi. Halının üzerindeki işlemelerin zarar görmemesi için nem ve ışık seviyeleri sürekli izlenecek.
Bölgesel veya küresel boyut
Bayeux Halısı'nın Londra'ya taşınması, İngiltere ile Fransa arasındaki kültürel ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlayabilir. İki ülke arasında Brexit sonrası dönemde siyasi gerilimler yaşanırken, bu tür kültürel iş birlikleri ilişkileri yumuşatma potansiyeli taşıyor. Ayrıca halının sergileneceği dönemde British Museum'un büyük bir ziyaretçi akınına uğraması bekleniyor. Eserin 2025 sonbaharında Londra'da olması planlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bayeux Halısı'nın taşınması, Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmese de, kültürel mirasın korunması ve uluslararası iş birliği açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye de benzer şekilde tarihi eserlerinin yurt dışında sergilenmesi konusunda çeşitli anlaşmalar yapmakta. Ayrıca, bu tür etkinlikler turizm ve kültürel diplomasiye katkı sağlayarak, bölgesel iş birlikleri için ilham kaynağı olabilir. Eserin İngiltere'ye taşınması, iki ülke arasındaki kültürel bağları güçlendirirken, bu durumun diğer Avrupa ülkeleriyle ilişkilere de olumlu yansımaları olabileceği düşünülüyor.