Amerikan siyasetinde önemli bir kırılma noktası yaşanıyor. Yeni yayımlanan bir kamuoyu araştırması, Başkan Donald Trump'ın bağımsız seçmenler arasındaki desteğinin ikinci döneminde ciddi bir erime yaşadığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, bağımsızlar arasında Trump'a yönelik olumlu görüşler hızla azalırken, olumsuz algı neredeyse tüm eğitim seviyelerinde benzer oranlara ulaştı. Bu durum, daha önce bağımsızlar arasında eğitim seviyesine göre farklılaşan Trump algısının neredeyse tamamen ortadan kalktığını gösteriyor. Uzmanlar, bu eğilimin 2024 seçimleri için kritik bir uyarı işareti olduğunu belirtiyor.
Bağımsızlar Neden Trump'tan Uzaklaşıyor?
Araştırmayı yürüten kuruluşun verilerine göre, bağımsız seçmenlerin Trump'a yönelik onay oranı yüzde 30'un altına düşmüş durumda. Bu oran, Trump'ın göreve başladığı ilk dönemde yüzde 45 civarındaydı. En dikkat çekici değişim ise eğitim seviyesi düşük bağımsızlar arasında yaşandı. Daha önce Trump'ın en güçlü destekçileri arasında yer alan bu grup, bugün neredeyse üniversite mezunu bağımsızlar kadar olumsuz görüş bildiriyor. Ankete katılan bağımsızların yüzde 62'si Trump'ı "güvenilmez" ve "bölücü" olarak tanımlarken, yüzde 55'i ekonomik politikalarının kendilerine zarar verdiğini söylüyor.
Uzmanlar, bu düşüşün arkasında birkaç ana faktör olduğunu belirtiyor. Bunların başında, Trump'ın ikinci döneminde artan siyasi kutuplaşma ve süregelen yolsuzluk iddiaları geliyor. Ayrıca, bağımsız seçmenlerin en çok önemsediği konular arasında yer alan sağlık hizmetleri ve eğitim politikalarında Trump yönetiminin başarısız bulunması da desteği aşındırıyor. Öte yandan, Demokrat Parti'nin bağımsızları kazanmak için daha etkili bir strateji izlediği de gözlemleniyor.
2024 Seçimlerine Olası Etkileri
Bağımsız seçmenler, ABD'deki kritik eyaletlerde seçim sonuçlarını belirleme gücüne sahip. Özellikle Florida, Ohio, Pennsylvania ve Michigan gibi salıncak eyaletlerde bağımsızların tercihi, başkanlık yarışının kaderini tayin edebiliyor. Eğer mevcut eğilim devam ederse, Trump'ın bu eyaletlerde yeniden seçilme şansı ciddi şekilde azalabilir. Ankete göre, bağımsız seçmenlerin yüzde 58'i şu anda herhangi bir adaya bağlı değil ve kararsız olduğunu belirtiyor. Bu da kampanya sürecinde kazanılmayı bekleyen büyük bir potansiyel anlamına geliyor.
Ancak uzmanlar, bağımsızların Demokrat Parti'ye de tam anlamıyla yönelmediğine dikkat çekiyor. Cumhuriyetçi Parti içindeki Trump karşıtı kanadın bağımsızlara daha ılımlı bir alternatif sunup sunamayacağı merak konusu. Ayrıca, ekonomik göstergelerin kötüleşmesi veya uluslararası bir kriz yaşanması durumunda bağımsızların yeniden Trump'a yönelebileceği de göz ardı edilmiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD-Türkiye ilişkileri açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Trump yönetimi, Türkiye'ye yönelik yaptırımlar ve S-400 krizi gibi konularda oldukça sert bir pozisyon almıştı. Bağımsızların desteğini kaybetmesi, Trump'ın ikinci döneminde dış politikada daha öngörülemez ve agresif adımlar atmasına yol açabilir. Öte yandan, eğer Trump seçimi kaybederse, yeni yönetimin Türkiye ile ilişkilerde daha geleneksel bir NATO müttefiki çizgisine dönmesi beklenebilir. Ancak bağımsızların Demokratlara yönelmesi, otomatik olarak Türkiye lehine bir değişim anlamına gelmiyor. ABD'nin Kongre ve kamuoyu nezdinde Türkiye'ye yönelik olumsuz algının devam ettiği unutulmamalıdır.