ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılması planlanan ateşkes anlaşmasına ilişkin gizli belgelerin basına sızmasını "onursuzca" olarak nitelendirdi ve sızıntıdan sorumlu kişileri hedef aldı. Trump, Truth Social platformundan yaptığı açıklamada, "Onursuz insanlar, İran ile yaptığımız müzakerelerin ayrıntılarını sızdırdı. Bu, ülkemize ihanettir" ifadelerini kullandı. Sızıntı, ABD'nin kısa süre içinde imzalanacağını duyurduğu anlaşmada İran'ın neredeyse hiç taviz vermediğini ortaya koydu.
Belgede neler var?
Washington Post gazetesinin ele geçirdiği belgelere göre, İran yalnızca uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'tan yüzde 3,67'ye düşürmeyi kabul ediyor. Buna karşılık, nükleer tesislerini Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimine açmayı reddediyor. Ayrıca, balistik füze programını durdurmayı ya da bölgedeki vekil güçlere verdiği desteği kesmeyi taahhüt etmiyor. Anlaşma taslağı, İran'ın dondurulan varlıklarına erişimini sağlarken, petrol ihracatına yönelik yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını öngörüyor. Trump yönetimi ise anlaşmayı "tarihi bir başarı" olarak tanıtmıştı. Ancak sızıntı, Beyaz Saray'ın kamuoyuna sunduğu tabloyla çelişiyor.
Bölgesel yansımalar
Anlaşmanın bu şartlarda imzalanması, İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bölge ülkelerinde büyük endişe yaratıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, daha önce İran'ın nükleer programının tamamen durdurulmasını savunmuştu. Suudi Arabistan ise İran'ın bölgesel nüfuzunun artmasından kaygı duyuyor. Öte yandan, Avrupa Birliği anlaşmayı desteklerken, ABD Kongresi'ndeki Cumhuriyetçiler sızıntıyı soruşturma başlatarak "ulusal güvenlik ihlali" olarak nitelendirdi. Uzmanlar, sızıntının Trump yönetimini zor durumda bıraktığını ve İran'ın elini güçlendirdiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile uzun bir kara sınırına sahip olması ve enerji ithalatında İran'a bağımlılığı nedeniyle bu gelişmeyi yakından izliyor. Anlaşmanın zayıf şartları, bölgede İran'ın nükleer faaliyetlerine yönelik denetimi azaltarak güvenlik risklerini artırabilir. Ayrıca, ABD ile İran arasında olası bir gerilim, Türkiye'nin enerji güvenliğini ve Kuzey Irak'taki varlığını etkileyebilir. Türkiye, bu süreçte hem ABD ile müttefiklik ilişkilerini hem de İran ile komşuluk ilişkilerini dengelemek zorunda kalacak.