Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’nın güneyindeki Mikolayiv bölgesinde bulunan bir SOCAR akaryakıt istasyonuna düzenlenen insansız hava aracı saldırısını kınayarak Rusya’nın Bakü Büyükelçisi’ni resmen çağırdı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, saldırının Pazar akşamı saatlerinde gerçekleştiği ve daha önce yapılan uyarılara rağmen bu tür olayların devam etmesinin, saldırıların “kasıtlı olarak gerçekleştirildiğini” gösterdiği belirtildi. Azerbaycan, “güçlü protestosunu” ilettiğini ve bu tür eylemlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Saldırının ayrıntıları ve Baku’nun tepkisi
SOCAR, Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi’nin bir iştiraki olarak faaliyet gösteriyor ve Ukrayna genelinde çok sayıda akaryakıt istasyonu işletiyor. Saldırının hedefindeki istasyonun Mikolayiv bölgesinin güney kesiminde yer aldığı bildiriliyor. Olayda can kaybı yaşanıp yaşanmadığı henüz netleşmezken, Ukrayna medyası saldırıda bir çalışanın yaralandığını öne sürdü. Bakanlık, Rusya’nın Bakü Büyükelçisi’nin yanı sıra Ukrayna’daki Azerbaycan Büyükelçiliği aracılığıyla da Kiev hükümetine konuyla ilgili bilgi aktardı. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Sivillere ve sivil altyapıya yönelik her türlü saldırıyı reddediyoruz. Uluslararası hukukun ihlali anlamına gelen bu eylemlerin failleri hesap vermelidir” ifadelerini kullandı.
Bu olay, Azerbaycan’ın Ukrayna-Rusya savaşında izlediği hassas denge politikasını da gözler önüne seriyor. Bakü, bir yandan Rusya ile enerji ve güvenlik konularında işbirliğini sürdürürken, diğer yandan Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne verdiği desteği açıkça dile getiriyor. SOCAR tesisine yönelik saldırı, Azerbaycan’ı doğrudan hedef alan bir eylem olarak yorumlanıyor ve Bakü’nün Moskova’ya karşı daha sert bir tutum almasına neden oluyor.
Bölgesel ve küresel boyutlar
Olay, Karadeniz havzasındaki jeopolitik gerilimleri daha da tırmandırabilir. Azerbaycan, Güney Kafkasya’da stratejik bir konuma sahip ve Hazar enerji kaynaklarının Batı’ya aktarılmasında kritik bir rol oynuyor. SOCAR’a yönelik saldırı, enerji altyapısının savaşın hedefi haline gelmesiyle ilgili endişeleri artırıyor. Benzer şekilde, Rusya’nın Ukrayna’daki enerji tesislerine yönelik saldırıları daha önce de uluslararası toplum tarafından kınanmıştı. Bu kez bir Azerbaycan şirketinin doğrudan vurulması, Moskova ile Bakü arasındaki ilişkilerde yeni bir kırılma noktası yaratabilir. Öte yandan, Ukrayna’nın enerji altyapısına yönelik devam eden Rus saldırıları, NATO ve AB’nin daha fazla destek sağlamasına yol açabilir. Avrupa Birliği, SOCAR’ın Ukrayna’daki faaliyetlerini “sivil enerji arzının aksatılmaması” kapsamında değerlendirirken, olayın BM Güvenlik Konseyi’ne taşınabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem Rusya hem de Ukrayna ile dengeli ilişkiler yürütürken, Azerbaycan’ın bu saldırıya verdiği tepkiyi yakından izliyor. Ankara, SOCAR’ın Karadeniz’deki enerji hatları ve terminal yatırımları dolayısıyla bölgesel enerji güvenliğinde önemli bir aktör olduğunu biliyor. Saldırı, Türkiye’nin arabuluculuk çabalarını ve Montrö Sözleşmesi kapsamındaki Karadeniz güvenliği politikalarını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, Azerbaycan ile stratejik ortaklığı çerçevesinde Bakü’nün pozisyonunu destekleyebilir, bu da Ankara’nın bölgesel enerji koridoru projelerindeki rolünü pekiştirebilir. Ancak Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasında denge kurması, olayın ikili ilişkilere yansımasını sınırlayabilir.