Dünya sağlık turizmi pazarının en büyük oyuncularından Türkiye, sektörde kalite çıtasını yükselten tarihi bir dönüşümün eşiğinde. Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik uyarınca, sağlık turizmi yetki belgesine sahip tüm sağlık tesislerinin 31 Aralık 2026 tarihine kadar TÜSKA (Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü) akreditasyonunu veya Sağlık Bakanlığı sertifikasını almış olması zorunlu. Süreyi kaçıran tesisler 2027 itibarıyla uluslararası hasta kabul edemeyecek. Üstelik risk faaliyet durmasıyla sınırlı değil: mevzuat uyarınca bir yıl boyunca sağlık turizmi faaliyeti gerçekleştirmeyen tesislerin uluslararası sağlık turizmi yetki belgesi iptal ediliyor ve iptal edilen kurumlar bir yıl süreyle yeniden belge alamıyor. Yani sertifikasyonu kaçıran bir klinik, yıllardır emek verdiği yetki belgesini tamamen kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya.
Küresel rekabette kalite hamlesi
Türkiye; diş tedavisi, saç ekimi, estetik cerrahi ve göz ameliyatlarında Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya'dan yılda 1,5 milyonun üzerinde hasta ağırlıyor. Sektörün yıllık gelirinin milyarlarca doları bulduğu tahmin ediliyor. Yeni düzenleme, bu büyümenin sürdürülebilirliğini uluslararası standartlarda bir kalite güvence sistemine bağlıyor.
TÜSKA'nın resmî duyurusunda süreç yalnızca bir mevzuat zorunluluğu olarak değil, "tesislerin hizmet kalitesini tescilleyen ve uluslararası alanda görünürlüğü artıracak stratejik bir fırsat" olarak tanımlanıyor. Hastane, tıp merkezi, laboratuvar ve diyaliz merkezleri akreditasyona; diş klinikleri, poliklinikler ve muayenehaneler ise 32 kriterlik set üzerinden sertifikasyona tabi tutuluyor. İki sürecin farkları ve başvuru adımları, sektöre yönelik yayımlanan TÜSKA akreditasyonu ve SAS standartları rehberinde ayrıntılı biçimde ele alınıyor.
32 kriter, %80 baraj
Sertifikasyon denetimlerini İl Sağlık Müdürlükleri yerinde gerçekleştiriyor. Uluslararası hasta birimi kurulumundan yabancı dilde web sitesine, hasta memnuniyeti ölçümünden tedavi sonrası takibe uzanan 32 kriterin en az yüzde 80'inin karşılanması gerekiyor. Değerlendirmede evrakların yanı sıra uygulamalar ve süreçler de inceleniyor; barajı aşamayan tesisler en erken bir ay sonra yeniden denetime girebiliyor.
Sektör uzmanları, dokümantasyon ve süreç kayıtlarının hazırlanmasının aylar sürebildiğini belirterek tesislere sertifikasyon hazırlığına gecikmeden başlamalarını öneriyor; tesislerin önemli bölümü bu süreçte profesyonel sağlık turizmi teşvik danışmanlığı desteği alıyor. Türkiye'nin sağlık turizmi vizyonu açısından düzenlemenin, fiyat rekabetinden kalite rekabetine geçişin en somut adımı olduğu değerlendiriliyor.