Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Pazartesi günü Suriye'nin başkenti Şam'a ayak bastı. Suriye devlet haber ajansının duyurduğu bu ziyaret, 2024 yılında Beşşar Esad'ın devrilmesinin ardından Şam'a giden ilk Avrupa Birliği üyesi ülke lideri olması açısından tarihi bir önem taşıyor. Macron, Suriye'deki yeni yönetime uluslararası meşruiyet kazandırma potansiyeli taşıyan bu adımda, terörle mücadele ve yeniden yapılanma sürecinde işbirliği mesajları verdi.
Gelişmenin arka planı
Macron'un bu sürpriz ziyareti, Suriye'deki iç savaşın ardından ülkenin yeniden inşası ve istikrarının sağlanmasına yönelik uluslararası çabaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Fransa, Suriye'deki Kürt gruplarla yakın ilişkileri ve bölgedeki askeri varlığıyla biliniyor. Ayrıca Fransa, uzun yıllar boyunca muhalif gruplara destek vermiş ve Esad rejiminin düşmesi için çaba göstermişti. Şimdi ise yeni yönetimle diplomatik ilişkileri normalleştirme sürecinde öncü rol üstleniyor.
Ziyaret sırasında Macron, Suriye'nin fiili lideri Ahmed eş-Şaraa ile bir araya geldi. Görüşmede, ülkenin yeniden inşası, terör örgütleriyle mücadele ve insani yardımların ulaştırılması gibi konular ele alındı. Fransa'nın, özellikle kuzeydoğu Suriye'deki Kürt gruplarla işbirliği yaparak IŞİD kalıntılarına karşı mücadelede önemli bir rol oynadığı biliniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Macron'un Şam ziyareti, Avrupa Birliği'nin Suriye politikasında bir dönüm noktası olarak yorumlanıyor. AB, Esad'ın devrilmesinin ardından Suriye'ye yönelik yaptırımları kademeli olarak kaldırma eğilimindeydi. Ancak bu ziyaret, AB'nin yeni yönetimle doğrudan angajmana geçtiğinin en somut işareti oldu. Öte yandan Rusya ve İran'ın Suriye'deki etkisinin zayıflaması, Batılı ülkelerin bu ülkede yeniden etkinlik kazanmasına zemin hazırlıyor.
Ziyaret, bölgesel güç dengeleri açısından da önemli sonuçlar doğurabilir. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri de Suriye'deki yeni yönetimle ilişkilerini normalleştirme sinyalleri veriyor. Macron'un ziyareti, bu ülkeleri de hızlandırıcı bir etki yapabilir. Ayrıca, ABD'nin Suriye'deki askeri varlığını sürdürmesi ve İsrail'in bölgedeki güvenlik kaygıları, Suriye'nin geleceğini şekillendiren diğer faktörler.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'nın Suriye'deki yeni yönetimle doğrudan temas kurması, Türkiye'nin bölgedeki rolünü ve etkisini doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, Suriye'de Esad karşıtı gruplara verdiği destek ve kuzeyde oluşturduğu güvenli bölge ile kilit bir aktör konumunda. Macron'un ziyareti, Türkiye'nin de uzun süredir talep ettiği uluslararası meşruiyet ve işbirliği çerçevesinin oluşmasına katkı sağlayabilir. Ancak Fransa'nın PYD/YPG ile yakın ilişkileri, Türkiye'nin bu grupla ilgili güvenlik endişelerini artırabilir. Bu nedenle Ankara, Suriye'deki gelişmeleri dikkatle izlemekte ve kendi kırmızı çizgilerini korumaya özen göstermektedir. Ziyaretin ardından Türkiye'nin de benzer adımlar atması veya mevcut politikasını gözden geçirmesi beklenebilir.