Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Rusya ile doğrudan ateşkes görüşmeleri yapılması yönündeki çağrısı, İngiltere, Fransa ve Almanya liderlerinden destek buldu. Pazar günü yapılan ortak açıklamada, savaşın sona erdirilmesi için diplomatik çabaların yoğunlaştırılması gerektiği vurgulandı. Zelenskiy, Kiev’in Moskova ile doğrudan müzakere masasına oturmaya hazır olduğunu, ancak Rusya’nın topraklarından çekilmesi koşulunu yineledi. Açıklama, Rusya’nın Çernobil nükleer santrali yakınlarındaki bir nükleer yakıt deposuna saldırı düzenlediği haberlerinin ardından geldi. Saldırının boyutu henüz netleşmezken, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) olayı doğruladı ve bölgede radyasyon sızıntısı olmadığını bildirdi.
Diplomatik cephede yeni adım
Zelenskiy, haftalardır Batılı müttefiklerine, Rusya ile doğrudan müzakerelerin başlatılması için baskı yapıyordu. Ukrayna yönetimi, savaşın iki yılı aşkın süredir devam ettiği ve her iki tarafın da ağır kayıplar verdiği bir dönemde, ateşkesin sağlanmasının insani krizi hafifletebileceğini savunuyor. Ancak Moskova yönetimi, Kiev’in talebine henüz resmi bir yanıt vermedi. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın mevcut koşulları kabul etmesi durumunda görüşmelere hazır olduklarını belirtmişti. Rusya, Ukrayna’nın doğusundaki dört bölgenin ilhakını tanımasını ve NATO üyeliğinden vazgeçmesini şart koşuyor.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Zelenskiy ile yaptıkları telekonferansın ardından ortak bir bildiri yayımladı. Liderler, “Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne tam destek verdiklerini” yineleyerek, “Rusya’nın saldırganlığına karşı uluslararası hukukun üstünlüğünü savunmaya kararlı olduklarını” ifade etti. Açıklamada ayrıca, Ukrayna’ya askeri ve mali yardımın süreceği belirtildi.
Nükleer güvenlik endişeleri
Çernobil nükleer santrali sahasındaki yakıt deposuna yönelik saldırı, Avrupa’da nükleer güvenlik endişelerini yeniden gündeme taşıdı. UAEA Başkanı Rafael Grossi, “Saldırı, nükleer tesislerin güvenliğine yönelik ciddi bir tehdittir. Tüm tarafları bu tür eylemlerden kaçınmaya çağırıyoruz” dedi. Deponun, radyoaktif atıkların geçici olarak depolandığı bir tesis olduğu ve saldırıda önemli bir hasar oluşmadığı bildirildi. Ancak uzmanlar, olası bir sızıntının felaket boyutlarına ulaşabileceği uyarısında bulunuyor. Rusya ise saldırıyı reddediyor ve Ukrayna’yı provokasyon yapmakla suçluyor.
Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, “Nükleer tesislere yönelik herhangi bir askeri eylem, savaş suçu kapsamında değerlendirilebilir” uyarısında bulundu. AB, Ukrayna’ya yeni yaptırım paketleri hazırlığında olduğunu da duyurdu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından bu yana hem Ukrayna hem de Rusya ile diplomatik ilişkilerini sürdürerek arabuluculuk rolü üstleniyor. Avrupalı liderlerin Zelenskiy’nin doğrudan görüşme çağrısına destek vermesi, Türkiye’nin Karadeniz’de istikrar arayışını olumlu etkileyebilir. Ancak Rusya’nın bu girişime nasıl yanıt vereceği belirsiz. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Karadeniz’deki güvenlik dengelerini korumaya çalışırken, savaşın uzaması ekonomik ve güvenlik risklerini artırıyor. Ankara, hem Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmamakta kararlı hem de Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü destekliyor. Bu nedenle, Türkiye’nin diplomatik girişimleri ve iki tarafı müzakere masasına getirme çabaları bir kez daha önem kazanıyor.