Gazze Şeridi'nde Ekim ayından bu yana yürürlükte olan ateşkese rağmen, İsrail güçleri saldırılarına devam ediyor. Salı günü gerçekleştirilen son saldırılarda, bir İsrail insansız hava aracının (İHA) güney Gazze'de yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı bir çadırı hedef alması sonucu iki kişi hayatını kaybetti. Anadolu Ajansı'nın sağlık kaynaklarına dayandırdığı habere göre, olay Refah kenti yakınlarındaki Bir Ayyad bölgesinde meydana geldi. Saldırıda ölenlerin kimlikleri henüz açıklanmazken, bölgedeki hastaneler acil durum alarmı verdi.
Gelişmenin arka planı
Ekim 2023'te başlayan ve büyük yıkıma yol açan İsrail-Hamas savaşını sona erdiren ateşkes, taraflar arasında kırılgan bir barış sağlamıştı. Ancak ateşkesin ardından İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri operasyonları tamamen durmadı. Özellikle Refah ve Han Yunus gibi güney bölgelerinde İsrail güçlerinin ‘terörle mücadele’ adı altında düzenlediği baskınlar ve hava saldırıları, ateşkes ihlali olarak değerlendiriliyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları örgütleri, bu saldırıları kınarken, İsrail yönetimi ise operasyonların ‘meşru müdafaa’ çerçevesinde olduğunu savunuyor. Filistinli yetkililere göre, ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze'de en az 30 Filistinli İsrail saldırılarında öldü, yüzlercesi yaralandı. Ateşkes ihlalleri, bölgedeki insani krizi daha da derinleştiriyor; temel ihtiyaç maddelerine erişim zorlaşırken, yerinden edilmiş aileler güvenli alan bulmakta güçlük çekiyor.
Son saldırının hedefi olan Bir Ayyad bölgesi, savaş sırasında evlerini terk etmek zorunda kalan on binlerce Filistinlinin sığındığı bir çadır kent konumunda. Görgü tanıkları, saldırının gece yarısına doğru gerçekleştiğini ve büyük bir paniğe yol açtığını belirtiyor. Sağlık ekipleri, ölenlerin yanı sıra aralarında çocukların da bulunduğu en az 10 yaralı olduğunu bildirdi. Yaralılar Refah'taki Nasser Hastanesi'ne kaldırılırken, hastane yetkilileri tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle zor durumda olduklarını ifade etti.
Bölgesel veya küresel boyut
İsrail'in ateşkesi ihlal eden saldırıları, sadece Gazze'de değil, tüm Ortadoğu'da gerginliği artırıyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda sağlanan ateşkes, taraflar arasında kalıcı bir çözüm için önemli bir adım olarak görülüyordu. Ancak İsrail'in bu tür saldırıları, müzakereleri zora sokuyor ve güven ortamını zedeliyor. Hamas, her ateşkes ihlalinin ardından misilleme sinyali verirken, bölgede yeniden bir çatışma döngüsüne girilmesinden endişe ediliyor. ABD ve Avrupa Birliği, İsrail'e itidal çağrısında bulunurken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ateşkes ihlallerini kınayan bir karar tasarısı gündeme getirildi. Ancak Rusya ve Çin'in desteklediği tasarının ABD'nin vetosuyla karşılaşması muhtemel görünüyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Gazze'deki savaş suçları soruşturması kapsamında İsrail'in son saldırılarını da incelemeye aldı. Bu gelişmeler, İsrail'in uluslararası alanda yalnızlaştığına işaret ediyor.
Öte yandan, İran destekli grupların İsrail'e yönelik tehditleri artarken, Hizbullah'ın Lübnan sınırındaki hareketliliği dikkat çekiyor. İsrail'in Gazze'deki saldırılarının devam etmesi halinde, kuzey cephesinde de bir çatışma riski bulunuyor. Bu durum, bölgedeki enerji ve ticaret yollarının güvenliğini de tehdit ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki ateşkes ihlalleri, Türkiye'nin Filistin politikası açısından kritik bir sınav niteliği taşıyor. Türkiye, savaşın başından bu yana ateşkes çağrıları yaparken, insani yardım çabalarına öncülük ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sert tepkilerine rağmen, İsrail'in saldırılarını sürdürmesi Ankara'nın diplomatik etkisini sınırlıyor. Ancak Türkiye'nin Katar ve Mısır ile koordineli çalışması, arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki enerji keşifleri ve deniz yetki alanları konusunda Türkiye ile İsrail arasında yaşanan gerilim, bu saldırıların ardından daha da derinleşebilir. Türkiye, Filistin davasına verdiği desteği sürdürürken, bölgesel istikrarın sağlanması için tarafları yeniden müzakere masasına oturtmaya çalışıyor.