İsrail'de aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İsrail ordusunun güney Lübnan'da dört askerinin öldürüldüğünü açıklamasının ardından Lübnan'a yönelik saldırıların şiddetlendirilmesi çağrısında bulundu. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre, Ben-Gvir sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Lübnan’ı yakmak” ve “cehennemin kapılarını açmak” gerektiğini savunurken, Smotrich de benzer bir dil kullanarak İsrail ordusuna Lübnan topraklarında daha sert bir müdahale yetkisi verilmesini talep etti. Bu açıklamalar, bölgede tırmanan ve Türkiye’nin de yakından takip ettiği gerilimi yeni bir boyuta taşıdı.
Gelişmenin Arka Planı
İsrail ordusu, Perşembe günü güney Lübnan’da devam eden operasyonlarda dört askerinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Ölen askerlerin kimlikleri açıklanmazken, bu olay Ekim 2023’te başlayan çatışmalardan bu yana Lübnan cephesinde yaşanan en yüksek tek seferlik kayıplardan biri olarak kaydedildi. İsrail’in Lübnan’daki Hizbullah hedeflerine yönelik operasyonları, İran destekli grubun İsrail’in kuzeyine düzenlediği roket saldırılarına yanıt olarak devam ediyor. Ancak son asker kayıpları, bu operasyonların maliyetini artırıyor.
Ben-Gvir ve Smotrich, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetinde yer alan aşırı sağcı isimler olarak biliniyor. Her iki bakan da daha önce Filistin topraklarındaki yerleşimlerin genişletilmesini savunmuş ve savaşın başlangıcından bu yana Gazze’de sert bir askeri politika izlenmesi yönünde baskı yapmıştı. Bu kez hedef Lübnan olsa da, kullandıkları dil uluslararası toplumda endişe yaratıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ben-Gvir’in “Lübnan’ı yakmak” ifadesi, 2006’daki İsrail-Hizbullah savaşını anımsatan bir retorik olarak değerlendiriliyor. O dönemde İsrail’in Lübnan’a yönelik hava saldırıları altyapıyı büyük ölçüde tahrip etmiş, çok sayıda sivil kaybı yaşanmıştı. Bugün ise İsrail’in bir kez daha benzer bir yıkıma yol açabilecek askeri harekâtı genişletme olasılığı gündemde.
ABD ve Avrupa Birliği, daha önce İsrail’e Hizbullah’la çatışmayı tırmandırmaması çağrısı yapmıştı. Ancak Biden yönetimi, İsrail’in kendini savunma hakkını tanıdığını da vurguluyor. Fransa ve Birleşmiş Milletler, ateşkes için arabuluculuk çabalarını sürdürürken, aşırı sağcı bakanların savaş yanlısı söylemleri bu çabaları baltalıyor. Bölgesel boyutta, İran’ın Hizbullah’a desteği göz önüne alındığında, çatışmanın büyümesi İsrail-İran arasında doğrudan bir çatışma riskini de artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan ile tarihsel ve kültürel bağlara sahip olup, bölgede istikrarı önemsemektedir. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını tırmandırma olasılığı, Doğu Akdeniz’de gerginliği artırabilir ve Türkiye’nin enerji güvenliğini etkileyebilir. Ayrıca, çatışmanın büyümesi halinde yeni bir mülteci akınına neden olabileceği endişesi de bulunmaktadır. Ankara, daha önce olduğu gibi, bu krizde ölçülü olunması çağrısı yapacak ve tarafları diyaloga teşvik edecektir.