İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyine düzenlediği hava saldırılarında en az 45 kişinin öldüğünü, 150'den fazla kişinin yaralandığını duyurdu. Saldırıların, Hizbullah'ın İsrail'e yönelik roket atışlarına misilleme olarak gerçekleştirildiği belirtilirken, İsrail İç Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in yaptığı 'Lübnan'a karşı cehennemin kapılarını açın' açıklaması uluslararası camiada infial yarattı. Saldırılarda aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu sivillerin hayatını kaybettiği bildiriliyor.
Saldırıların Arka Planı ve Gelişmeler
İsrail savaş uçakları, Lübnan sınırına yakın bölgelerdeki Hizbullah mevzilerini hedef aldığını açıkladı. Ancak saldırılarda sivil yerleşim alanlarının da vurulduğu, bir okul ve iki sağlık ocağının kullanılamaz hale geldiği öğrenildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, ölenler arasında 9 çocuğun bulunduğunu, yaralıların bir kısmının durumunun ağır olduğunu duyurdu. Hizbullah ise İsrail'in kuzeyindeki askeri üs ve yerleşimlere yüzlerce roket fırlattığını açıkladı.
Ben-Gvir'in 'cehennemin kapılarını açın' sözleri, İsrail içinde ve dışında büyük tartışma yarattı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada, Ben-Gvir'in sözlerinin hükümet politikasını yansıtmadığı belirtilirken, uluslararası toplumdan da birçok kınama geldi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 'sivillerin hedef alınmasının savaş suçu teşkil edebileceği' uyarısında bulundu.
Bölgedeki gelişmeler, İsrail ile Lübnan arasında 2006 yılından bu yana yaşanan en şiddetli çatışmalardan biri olarak kayıtlara geçti. İsrail ordusu, Lübnan sınırına ek birlikler sevk ederken, sivil savunma ekipleri bölgede hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çatışmalar, Ortadoğu'da yeni bir savaşın eşiğine gelindiği yorumlarına neden oluyor. İran destekli Hizbullah'ın İsrail'e karşı kapsamlı bir savaş başlatma kapasitesine sahip olduğu belirtiliyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 'gerilimin azaltılması' çağrısında bulunurken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı.
Bölge ülkelerinden Suudi Arabistan ve Mısır, tarafları itidal çağrısında bulunurken, Katar ve Türkiye'den de krizin büyümemesi için diplomasi çağrıları geldi. İsrail'in Lübnan'a yönelik operasyonları, aynı zamanda Gazze'deki savaşın bölgeye sıçrama ihtimalini gündeme getirdi. Uzmanlar, İran'ın Hizbullah üzerinden İsrail'e karşı vekalet savaşı yürüttüğünü, bu çatışmanın tüm bölgeyi etkileyebilecek bir savaşa dönüşme riski taşıdığını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail-Lübnan arasındaki bu çatışma, Türkiye'nin güney sınırlarına yakın bir bölgede yaşanmaktadır. Türkiye, hem Hizbullah hem de İsrail ile karmaşık ilişkilere sahiptir. Çatışmaların tırmanması, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının güvenliği ve bölgesel istikrar açısından endişe vericidir. Ayrıca, Suriye'deki iç savaş nedeniyle zaten hassas olan bölgede yeni bir savaş, mülteci akınları ve terör faaliyetlerinin artması gibi sonuçlar doğurabilir. Türkiye, taraflar arasında arabuluculuk rolü üstlenebileceğini belirtirken, sivil kayıpların artmasını engellemek için uluslararası girişimleri desteklemektedir.