Güneydoğu Asya ülkelerinin dışişleri bakanları, ABD-İran arasındaki savaş tehdidinin gölgesinde bir hafta süren toplantıların ardından uluslararası boğazlarda seyrüsefer serbestisi çağrısı yapacak. AFP'nin gördüğü taslak bildiriye göre, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) üyesi ülkeler, bölgedeki enerji arzı güvenliği ve ticaret yollarının sürekliliği açısından hayati önem taşıyan deniz geçişlerinin açık kalması talebinde bulunacak.
Gerilim ve Enerji Güvenliği
ABD ile İran arasındaki askeri gerilimin tırmanması, özellikle Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik su yollarında güvenlik endişelerini artırdı. ASEAN ülkeleri, petrol ithalatında büyük ölçüde Orta Doğu'ya bağımlı oldukları için bu durumdan doğrudan etkileniyor. Taslak bildiride, "uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne uygun olarak denizlerde seyrüsefer ve uçuş serbestisinin" korunması vurgulanıyor. Ayrıca, "bölgesel barış, istikrar ve refah için deniz güvenliğinin sağlanması kritik öneme sahip" ifadelerine yer veriliyor.
Toplantıya ev sahipliği yapan Tayland'ın başkenti Bangkok'ta bir araya gelen bakanlar, özellikle Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik uyuşmazlıklarını da gündeme taşıdı. Ancak ABD-İran gerilimi, yoğun bir diplomasi trafiğine neden olarak bölge ülkelerinin ortak pozisyon almasını zorunlu kıldı. Endonezya, Malezya ve Singapur gibi deniz ticaret yolları üzerindeki ülkeler, boğazların kapatılması halinde büyük ekonomik kayıplar yaşayacakları endişesini taşıyor.
Bölgesel Boyut ve Uluslararası Hukuk
ASEAN'ın bu girişimi, yalnızca enerji güvenliği değil, aynı zamanda uluslararası hukukun üstünlüğü açısından da sembolik bir önem taşıyor. Birlik, süper güç çatışmalarının bölgesel istikrarı tehdit etmesini engellemeyi hedefliyor. Taslak bildiride taraflara "uluslararası hukuka saygı gösterme" çağrısı yapılırken, krizin diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğine işaret ediliyor. Öte yandan, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki askeri faaliyetleri de bölge ülkeleri arasında ayrı bir kaygı kaynağı olmaya devam ediyor. ASEAN'ın serbest geçiş vurgusu, Pekin yönetiminin iddialarına karşı dolaylı bir mesaj olarak da yorumlanıyor.
Toplantıda ayrıca Myanmar'daki iç savaş, Tayvan Boğazı'nın statüsü ve Hint-Pasifik bölgesindeki güvenlik işbirliği konuları ele alındı. ABD, Çin ve Japonya gibi bölgesel aktörlerin temsilcilerinin de katıldığı oturumlarda, deniz güvenliği konusunda ortak bir anlayış oluşturulmaya çalışıldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye için bu gelişme, küresel tedarik zincirlerinin güvenliği ve enerji arzının sürekliliği açısından önem taşıyor. Doğrudan ASEAN'la ilgili olmasa da, boğazlarda serbest geçiş ilkesinin zedelenmesi, Türkiye'nin Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne dayanan stratejik konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesiyle artan ticaret hacmi ve Hint-Pasifik stratejisine yönelik ilgisi göz önüne alındığında, bölgedeki deniz güvenliği gelişmeleri yakından takip edilmeli. Enerji ithalatında alternatif rotaların güvence altına alınması, Türkiye'nin dış politika ve ekonomik çıkarları açısından kritik bir unsur haline geliyor.