Amazon’un Birleşik Krallık’taki ana faaliyet kolu, geçtiğimiz yıl İngiltere Gelir ve Gümrük İdaresi’nden (HMRC) 7,6 milyon sterlin (yaklaşık 9,9 milyon dolar) tutarında vergi kredisi almayı başardı. Bu durum, perakende ve dijital yayıncılık alanında faaliyet gösteren teknoloji devinin Birleşik Krallık’taki kârının 355 milyon sterline fırlamasına rağmen gerçekleşti. Amazon’un ülkedeki en büyük beş birimi toplamda 32 milyar sterlin (yaklaşık 41,6 milyar dolar) gelir elde ederken, şirketin ödediği vergi miktarı ise tartışma konusu oldu.
Gelişmenin arka planı: Vergi kredisi ve kâr artışı
Amazon’un Birleşik Krallık’taki ana şirketi, yatırım teşvikleri kapsamında sağlanan altyapı vergi indirimlerinden yararlandı. HMRC tarafından verilen 7,6 milyon sterlinlik vergi kredisi, şirketin lojistik merkezleri, veri depolama tesisleri ve bulut bilişim yatırımları gibi altyapı harcamaları için uygulanan bir teşvik mekanizmasından kaynaklanıyor. Bu kredi, Amazon’un Birleşik Krallık’taki vergi yükünü önemli ölçüde azalttı.
Şirketin beş büyük birimi arasında Amazon UK Services, Amazon Digital UK, Amazon Data Services UK ve Amazon Logistics gibi şirketler yer alıyor. Bu birimlerin toplam geliri 32 milyar sterline ulaşırken, kârı 355 milyon sterlin olarak gerçekleşti. Ancak, şirketin ödediği toplam vergi miktarı, kamuoyunda adil vergilendirme tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Amazon, Birleşik Krallık’ta 75 binden fazla kişiyi istihdam ediyor ve ülkedeki en büyük özel sektör işverenlerinden biri konumunda.
Bölgesel ve küresel boyut: Vergi adaleti tartışmaları
Amazon’un bu vergi uygulaması, Birleşik Krallık’ta ve Avrupa genelinde çok uluslu teknoloji şirketlerinin vergilendirilmesi konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Pandemi döneminde e-ticaret ve bulut bilişim hizmetlerine olan talebin artmasıyla kârlarını katlayan Amazon gibi şirketler, düşük vergi ödemeleri nedeniyle eleştiriliyor. Birleşik Krallık hükümeti, 2023 yılında Dijital Hizmetler Vergisi’ni (DST) yürürlüğe koyarak bu tür şirketlerin vergilendirilmesini artırmayı hedeflese de, Amazon’un durumu vergi sistemindeki boşlukların halen devam ettiğini gösteriyor.
Küresel ölçekte, OECD öncülüğünde dijital ekonominin vergilendirilmesine yönelik bir anlaşma üzerinde çalışmalar sürüyor. Ancak, bu anlaşmanın hayata geçmesi durumunda bile Amazon gibi şirketlerin vergi yükünün ne ölçüde artacağı belirsiz. Öte yandan, Amazon’un İngiltere’deki bu vergi avantajının, Avrupa Birliği ülkeleri ve diğer gelişmiş ekonomilerde benzer uygulamalara yol açabileceği değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’de faaliyet gösteren Amazon Türkiye, benzer şekilde yatırım teşviklerinden yararlanabiliyor. Türkiye, yabancı yatırımları çekmek için çeşitli vergi indirimleri sunarken, Amazon gibi büyük teknoloji şirketlerinin Türkiye’deki vergi yükümlülükleri de benzer tartışmalara konu olabiliyor. Bu gelişme, Türkiye’nin de dahil olduğu OECD sürecinde dijital vergilendirme konusunun önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, Dijital Hizmetler Vergisi uygulayan ülkeler arasında yer alıyor ve Amazon’un küresel vergi stratejisi, Türkiye’nin bu alandaki politikalarını etkileyebilir.