Palm yağı, ABD ile İran arasında tırmanan askeri gerilimin ham petrol fiyatlarını yukarı çekmesiyle birlikte, neredeyse bir aydır en yüksek seviyesine çıktı. Malezya Menkul Kıymetler Borsası'nda işlem gören palm yağı vadeli kontratları, haftanın ilk işlem gününde yüzde 2,3 artarak ton başına 4.200 ringgitin üzerine çıktı. Bu artış, ABD'nin İran'daki hedeflere yönelik hava saldırılarına İran'ın misilleme yapacağı açıklamasının ardından ham petrol fiyatlarının yükselişiyle tetiklendi. Brent petrol yüzde 3,5 artışla varil başına 80 doların üzerini test ederken, soya yağı ve ayçiçek yağı gibi diğer bitkisel yağlar da palm yağını takip etti. Piyasa analistleri, enerji fiyatlarındaki artışın biyodizel talebini canlandırarak palm yağına olan talebi dolaylı yoldan güçlendirdiğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı: Petrol fiyatları palm yağını nasıl etkiliyor?
Palm yağı, sadece gıda sektöründe değil, aynı zamanda biyodizel üretiminde de kullanılıyor. Ham petrol fiyatları yükseldiğinde, biyodizelin rekabet gücü artıyor ve bu da palm yağına olan talebi yukarı çekiyor. ABD'nin 3 Ocak'ta Bağdat'ta İranlı General Kasım Süleymani'yi öldürmesiyle başlayan kriz, İran'ın 8 Ocak'ta ABD üslerine füze saldırısı düzenlemesiyle daha da tırmandı. Bu gelişmeler, küresel risk iştahını azaltırken emtia piyasalarında dalgalanmaya neden oldu. Palm yağı üreticileri Endonezya ve Malezya, bu dönemde üretimde mevsimsel düşüş yaşarken, Hindistan ve Çin gibi büyük ithalatçıların talebi de fiyatları destekledi. Malezya Palm Yağı Kurulu verilerine göre, aralık ayı ihracatı yüzde 10'a yakın arttı.
Bölgesel ve küresel boyut: Orta Doğu'daki krizin emtia piyasalarına yansıması
İran-ABD gerilimi, petrolün yanı sıra diğer emtialarda da spekülatif hareketlere yol açtı. Altın fiyatları 7 yılın zirvesine çıkarken, gümüş ve bakır da yükseldi. Palm yağındaki artış, bitkisel yağlar arasında ikame etkisi yaratarak soya yağı ve kanola yağı fiyatlarını da destekledi. Analistler, gerilimin devam etmesi halinde palm yağının ton başına 4.500 ringgit direnç seviyesini test edebileceğini öngörüyor. Ancak ABD-Çin ticaret anlaşmasının ilk aşamasının imzalanması, küresel ticarette rahatlama sağlayarak talep görünümünü iyileştirmişti. Orta Doğu'daki belirsizlik bu olumlu havayı gölgede bırakıyor. Uluslararası Para Fonu'nun yayımladığı son raporda, jeopolitik risklerin küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü risk oluşturduğu vurgulandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, palm yağı ithalatında önemli bir alıcı konumunda. Özellikle gıda sanayisi ve deterjan üretiminde kullanılan palm yağı fiyatlarındaki artış, yurt içi maliyetleri baskılayacak. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ise Türkiye'nin enerji ithalat faturasını artırarak cari açık üzerinde baskı oluşturabilir. Orta Doğu'daki gerginliğin sürmesi, Türkiye'nin bölgedeki ticari ve diplomatik ilişkilerini de etkileyebilir. Türkiye, İran'la doğal gaz ticareti yaparken ABD ile de stratejik müttefiklik ilişkisi sürüyor. Krizin derinleşmesi, Ankara'nın bölgesel denge politikasını zorlayabilir.