Bir yıl önce Hindistan'ın Kozhikode kentinde meydana gelen Air India uçak kazasında, resmî kurban listesinde yer almayan ancak felaketin yıkıcı etkilerini bizzat yaşayan bir grup insan var: Ölen bir dedenin torunları, enkazdan sağ kurtulan bir tanık ve felakete ilk müdahale eden yerel halk. Bu isimsiz kahramanlar, uçağın düştüğü bölgede yaşayan ve o günü unutamayan sıradan insanlar.
Kazadan Bir Yıl Sonra: Yerdekilerin Sessiz Çığlığı
Air India'nın Dubai-Seferi olan IX 1344 sefer sayılı uçağı, 7 Ağustos 2020'de Kozhikode Uluslararası Havalimanı'na iniş yaparken pistten çıkarak bir vadiye yuvarlandı. Kazada 21 kişi hayatını kaybetti, 167 kişi yaralandı. Ancak uçağın düştüğü alan, havalimanı çevresindeki yerleşim yerlerine de yakındı. Olay yerinde bulunan 55 yaşındaki Rajan, uçağın evinin üzerine doğru geldiğini gördüğünde ailesini alıp kaçmıştı. 'O sesi hâlâ duyuyorum. Biz uçağın altında kalmaktan son anda kurtulduk' diyor.
Kazada hayatını kaybeden 78 yaşındaki Mohammed Ali'nin torunları, dedelerinin cesedini enkazdan çıkarmak için saatlerce beklemişti. 'Dedem bize her zaman gökyüzüne bakmamızı söylerdi. Ama biz artık gökyüzüne bakmıyoruz. Çünkü orada ölüm var' diye anlatıyor torunu Fatima. Aile, dedelerinin uçağa binmediğini, sadece havalimanı yakınındaki bir düğüne giderken yolda kazaya tanık olduğunu söylüyor. 'O gün yoldan geçiyordu. Uçağın parçaları ona isabet etti. Resmî listede yok ama o da bir kurban.'
Kazanın ardından bölgede yaşayanlar, psikolojik travmayla baş etmeye çalışıyor. Yerel bir psikolog, 'Birçok kişi uçak sesi duyunca panik atak geçiriyor. Çocuklar kabuslar görüyor' diyor. Havalimanı yetkilileri, güvenlik önlemlerini artırdıklarını ancak yerdekilerin mağduriyetini gidermek için yeterli adım atmadıklarını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Havacılık Güvenliği ve Yerel Toplumlar
Bu kaza, havalimanlarının yerleşim yerlerine yakınlığı sorununu bir kez daha gündeme getirdi. Hindistan'da birçok havalimanı, şehir merkezlerine ve köylere yakın konumda. Uzmanlar, pist güvenlik bölgelerinin genişletilmesi ve acil durum planlarının gözden geçirilmesi gerektiğini söylüyor. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), kazaya ilişkin soruşturmanın devam ettiğini ve dersler çıkarılacağını açıkladı. Ancak yerdeki mağdurların tazminat ve psikolojik destek talepleri henüz karşılanmış değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de birçok havalimanı yerleşim alanlarına yakın konumda. Özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerdeki havalimanlarının çevresinde yoğun nüfus bulunuyor. Bu kaza, Türkiye'nin havalimanı güvenlik bölgeleri ve acil durum planlarını gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, uçak kazalarında yerdeki mağdurların hukuki statüsü ve tazminat hakları konusunda Türk mevzuatında da geliştirmeye açık alanlar var. Küresel havacılık endüstrisinde artan güvenlik standartları, Türkiye'nin de uyum sağlaması gereken bir süreç olarak öne çıkıyor.