Lübnan Devlet Başkanı Joseph Aoun, Washington’a gerçekleştirdiği dört günlük resmi ziyaretin ilk gününde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir araya geldi. Görüşmede, İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki işgal altındaki pilot bölgelerden çekilmesi ve iki ülke arasındaki deniz sınırı anlaşmazlığı ele alındı. Rubio, ABD’nin Lübnan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne verdiği desteği yinelerken, Aoun da ülkesinin uluslararası anlaşmalara bağlılığını vurguladı. Görüşme, İsrail’in çekilme kararını duyurmasından saatler sonra gerçekleşti. Bu gelişme, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Çekilme kararının arka planı
İsrail, 2006 savaşından bu yana Lübnan’ın güneyindeki stratejik noktalarda askeri varlığını sürdürüyor. Son dönemde Hizbullah’ın İsrail-Lübnan sınırında artan faaliyetleri, iki ülke arasında gerginliği tırmandırmıştı. Ancak uluslararası baskıların yoğunlaşması ve Lübnan’ın egemenlik taleplerinin ABD tarafından da desteklenmesi, İsrail’in çekilme kararını hızlandırdı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, çekilmenin “Lübnan’ın egemenliğine saygı çerçevesinde” olduğu belirtilirken, sürecin BM Geçici Görev Gücü (UNIFIL) tarafından denetleneceği ifade edildi.
Lübnanlı kaynaklar, çekilmenin kademeli olacağını ve askeri tesislerin sivil yönetime devredileceğini aktardı. Pilot bölgeler olarak adlandırılan alanlar, İsrail’in hava savunma sistemleri ve keşif amaçlı kullandığı stratejik tepeleri kapsıyor. Bölge halkı, yıllardır süren işgalin sona ermesini memnuniyetle karşıladı. Aoun, Washington’da yaptığı açıklamada, “Lübnan topraklarının her karışı üzerinde egemenlik sahibi olmak, en temel hakkımızdır” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Çekilme kararı, bölgesel dengeleri de etkileyebilir. İran destekli Hizbullah’ın Lübnan siyasetindeki gücü, İsrail’in çekilme kararı sonrası azalabileceği yorumlarına yol açtı. Öte yandan ABD, Lübnan’daki istikrarı koruma ve Hizbullah’ın etkisini azaltma hedefi doğrultusunda diplomatik girişimlerini yoğunlaştırıyor. Aoun’un Washington ziyareti kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile de bir araya gelmesi bekleniyor. Görüşmede, Lübnan’a yönelik ekonomik yardım paketleri ve enerji işbirlikleri masaya yatırılacak.
Suriye’deki iç savaşın ardından Lübnan’ın istikrara kavuşması, bölge ülkelerinin de öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Lübnan’ın yeniden yapılanması için mali destek sağlamaya hazır olduklarını sinyallerini verdi. Bu gelişmeler, Doğu Akdeniz’deki enerji rezervlerinin paylaşımına da yansıyabilir. İsrail ve Lübnan arasındaki deniz sınırı anlaşmazlığı, çekilme süreciyle birlikte yeniden müzakere edilebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail’in Lübnan’daki pilot bölgelerden çekilmesi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki enerji ve güvenlik çıkarları açısından önemli bir gelişmedir. Türkiye, uzun süredir Lübnan’ın egemenliğini desteklerken, bölgede istikrarın sağlanması Ankara’nın da öncelikleri arasında yer alıyor. Bu adım, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin pozisyonunu güçlendirebilecek bir ortam yaratabilir. Ayrıca, İsrail-Lübnan gerginliğinin azalması, Türkiye’nin bölgede arabuluculuk rolünü artırabilir. Ankara’nın, özellikle enerji işbirlikleri ve deniz sınırı müzakerelerinde daha aktif bir diplomasi izlemesi beklenebilir.