Güney Çin Denizi'nde yaşanan yeni bir gerginlikte, Çin sahil güvenlik güçlerine bağlı bir personelin, Filipinler'e ait bir balıkçı teknesinde görevli denizciye tahta sopayla vurarak yaraladığı iddia ediliyor. Olay, Filipinler'in iddia ettiği münhasır ekonomik bölge içinde kalan ve Çin'in de hak iddia ettiği Scarborough Shoal yakınlarında meydana geldi. Filipinli yetkililer, saldırı sonucu denizcinin kolunda kırık oluştuğunu ve hastaneye kaldırıldığını bildirdi. Çin tarafı ise olayın 'kendini savunma' amaçlı olduğunu öne sürerken, bölgedeki tüm faaliyetlerin yasal olduğunu savunuyor.
Gelişmenin arka planı
Güney Çin Denizi, zengin doğal kaynakları ve stratejik önemi nedeniyle bölge ülkeleri arasında uzun süredir anlaşmazlık konusu. Çin, 'Dokuz Çizgi' olarak bilinen geniş bir alanda egemenlik iddia ederken; Filipinler, Vietnam, Malezya, Brunei ve Tayvan da bölgede hak iddia ediyor. 2016 yılında Lahey'deki Daimi Tahkim Mahkemesi, Çin'in iddialarını hukuki dayanaktan yoksun bulmuş, ancak Pekin kararı tanımadığını açıklamıştı.
Son olay, Filipinler'in yeni yönetimi altında bölgedeki gerginliğin yeniden tırmandığı bir döneme denk geldi. Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., selefi Rodrigo Duterte'nin aksine Çin'e karşı daha sert bir tutum benimsiyor ve Washington'la askeri işbirliğini artırıyor. Filipinler, ABD'ye dört yeni askeri üs daha tahsis ederken, ortak devriyeler düzenleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Güney Çin Denizi'ndeki bu tür olaylar, bölgesel güvenlik dinamiklerini doğrudan etkiliyor. Çin, bölgedeki hak iddialarını desteklemek için sahil güvenlik gemileri ve sivil balıkçı filosu kullanarak 'gri bölge' taktikleri uyguluyor. Filipinler ise uluslararası topluma seslenerek Çin'in saldırganlığını kınıyor. ABD, Japonya ve Avustralya gibi ülkeler, Filipinler'in yanında yer alarak özgür ve açık Hint-Pasifik vurgusu yapıyor.
Çatışma, aynı zamanda ASEAN ülkeleri arasında da bölünmeye yol açıyor. Kamboçya ve Laos gibi Çin'e yakın ülkeler sessiz kalırken; Vietnam ve Malezya endişelerini dile getiriyor. Çin'in bölgedeki askeri varlığını artırması, Tayvan Boğazı'ndaki gerilimle birleşince, Asya-Pasifik'teki güç dengesi yeniden şekilleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, doğrudan Güney Çin Denizi'ndeki bir anlaşmazlığın tarafı olmasa da, bölgedeki gelişmeler küresel ticaret yollarının güvenliği açısından önem taşıyor. Küresel ticaretin üçte biri bu sulardan geçiyor; olası bir çatışma, tedarik zincirlerini ve enerji fiyatlarını etkileyebilir. Türkiye, Çin ile dengeli ilişkiler sürdürürken, aynı zamanda NATO üyesi olarak ABD ve müttefiklerinin pozisyonlarını da dikkate almak zorunda. Bu nedenle, Ankara'nın bölgede tarafsız kalmaya özen göstermesi, ancak deniz hukuku ve serbest ticaret ilkelerini savunması beklenir.