ABD'nin 250. kuruluş yıldönümüne hazırlandığı bu dönemde, demokrasinin Amerikan ulusal kimliğinin merkezinde yer aldığını düşünen Amerikalıların oranı belirgin bir düşüş gösteriyor. Associated Press (AP) ve NORC Kamuoyu Araştırmaları Merkezi tarafından yapılan yeni bir ankete göre, katılımcıların yalnızca yüzde 66'sı "demokratik olarak seçilmiş bir hükümetin" Amerikan kimliği için "son derece önemli" ya da "çok önemli" olduğunu belirtti. Bu oran, 2022 yılında yapılan benzer bir ankette yüzde 72 iken, 2018'de yüzde 79 idi. Düşüş, ülkenin siyasi kutuplaşması ve demokratik kurumlara olan güvenin azalması bağlamında endişe verici bir eğilim olarak değerlendiriliyor.
Demokrasiye olan inanç azalıyor: Anketin detayları
AP-NORC anketi, 1-13 Kasım 2024 tarihleri arasında ABD genelinde 1.501 yetişkinle yapıldı. Katılımcılara, Amerikan kimliğini tanımlayan 11 farklı özelliğin ne kadar önemli olduğu soruldu. Bunlar arasında "demokratik olarak seçilmiş bir hükümet", "anayasal haklara saygı", "çeşitlilik", "göçmen kökenli olma" gibi unsurlar yer aldı. Demokrasi, listenin başında yer almakla birlikte, altı yıl öncesine kıyasla önem derecesinde 13 puanlık bir düşüş yaşandı.
Ankete göre, "hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu bir ülke" olmak yüzde 81 ile en yüksek öneme sahip unsur olarak öne çıkarken, onu yüzde 77 ile "eşit fırsatlar sunan bir ülke" izledi. "Demokratik olarak seçilmiş bir hükümet" ise yüzde 66 ile üçüncü sırada yer aldı. Ancak demokrasi, özellikle genç nesiller arasında daha az önemseniyor. 18-29 yaş arası katılımcıların yalnızca yüzde 48'i demokrasinin "son derece önemli" olduğunu söylerken, bu oran 60 yaş üstünde yüzde 82'ye yükseliyor.
ABD siyasetinde kutuplaşma ve demokratik gerileme endişeleri
Uzmanlar, bu eğilimin arkasında ABD siyasetindeki derin kutuplaşma, yanlış bilgi yayılımı ve kurumlara güvensizliğin yattığını belirtiyor. Özellikle 6 Ocak 2021 Kongre baskını ve ardından gelen seçim güvenliği tartışmaları, Amerikan halkının demokrasiye olan inancını sarsmış durumda. Aynı ankette, katılımcıların yalnızca yüzde 34'ü ABD demokrasisinin "çok iyi" ya da "iyi" işlediğini düşünüyor. Partizan farklılıklar da dikkat çekiyor: Demokratların yüzde 48'i demokrasiyi "son derece önemli" görürken, bu oran Cumhuriyetçilerde yüzde 40. Ancak Demokratlar arasında 2018'den bu yana 14 puanlık bir düşüş yaşanırken, Cumhuriyetçilerdeki düşüş 7 puan.
Küresel ölçekte bakıldığında, ABD'nin demokrasi algısındaki bu erozyon, diğer Batılı demokrasilerde de benzer eğilimlerle paralellik gösteriyor. Freedom House'un 2024 raporuna göre, dünya genelinde demokratik yönetimlerin sayısı ve kalitesi son 20 yılın en düşük seviyesinde. ABD'nin bu alandaki imajının zedelenmesi, ülkenin uluslararası arenadaki yumuşak gücünü ve demokrasi teşviki politikalarını da etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de demokrasiye olan güvenin azalması, Türkiye'nin dış politikası açısından iki yönlü bir anlam taşıyor. Bir yandan, ABD'nin demokratik meşruiyetinin sorgulanması, Türkiye gibi ülkelerin Batılı demokrasilere yönelik eleştirilerini güçlendirebilir; diğer yandan bu durum, NATO müttefiki olarak ABD ile ilişkilerde siyasi istikrarın önemini artırıyor. Ayrıca, ABD'nin iç siyasi krizlerinin, küresel güvenlik ve ticaret dinamiklerini etkilediği biliniyor. Türkiye, kendi bölgesinde demokratik değerlerin zayıfladığı bir ortamda, ABD'nin demokrasiye olan bağlılığının sorgulanmasını kendi çıkarları doğrultusunda yorumlayabilir. Ancak bu durumun, ABD ile Türkiye arasındaki stratejik ortaklığın temelini oluşturan demokratik değerlerin ortak paydasını daraltabileceği de unutulmamalıdır.