ABD Donanması'nda görevli bir denizci, yurtdışındaki Amerikan askerlerine yönelik DEAŞ destekli bir saldırıyı finanse etmeye çalışmakla suçlanıyor. Federal yetkililer, Seaman Bareen Dzayee'nin bir DEAŞ üyesine askerleri drone ve RPG'lerle öldürmesi karşılığında ödeme yapmayı teklif ettiğini açıkladı. Dzayee, geçtiğimiz hafta gözaltına alındı ve bugün mahkemeye çıkarıldı. Olay, terör örgütlerinin Batılı güvenlik güçlerine sızma çabalarını bir kez daha gündeme getirdi.
Gelişmenin arka planı
Bareen Dzayee, ABD Donanması'nda bir er olarak görev yapıyordu. Soruşturma dosyasına göre Dzayee, sosyal medya üzerinden temas kurduğu bir DEAŞ üyesine askeri üsleri ve lojistik rotaları hedef alması için para göndermeyi vaat etti. Söz konusu saldırıda insansız hava araçları ve roketatarlar kullanılması planlanıyordu. Federal Koruma Servisi ajanları, Dzayee'nin planını takip ederek şüpheliyi Ocak ayında sorgulamış, ardından tutuklamıştır.
Savcılık, Dzayee'nin DEAŞ'a bağlılığını bildiren mesajlar ve ödeme kanıtları bulduğunu belirtti. Sanık, resmi olarak "yabancı terör örgütüne maddi destek sağlama" ve "uluslararası terörizm eylemlerine teşebbüs" suçlamalarıyla karşı karşıya. Eğer mahkum edilirse, 20 yıla kadar hapis cezası alabilir. Dzayee'nin avukatı ise müvekkilinin herhangi bir fiili saldırı gerçekleştirmediğini ve iddiaların abartıldığını söyledi.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu dava, DEAŞ'ın yenilgiye uğratılmasına rağmen örgütün halen Batılı hedeflere yönelik saldırı kapasitesini sürdürme çabasında olduğunu gösteriyor. Özellikle sosyal medya aracılığıyla radikalleşme tehdidi, Batılı ülkeler için önemli bir güvenlik sorunu olmaya devam ediyor. Uzmanlar, benzer vakaların arttığını ve güvenlik birimlerinin yabancı savaşçı akışını kesmek için daha fazla kaynak ayırması gerektiğini vurguluyor. ABD Savunma Bakanlığı, konuyla ilgili iç soruşturma başlattı.
Olayın uluslararası yansımaları da geniş oldu. NATO müttefikleri, DEAŞ'ın halen küresel çapta tehdit oluşturduğu uyarısında bulundu. Terörle mücadele uzmanları, bu tür girişimlerin istihbarat paylaşımı ve radikalleşme karşıtı programların önemini artırdığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, DEAŞ ile mücadelede en ön saflarda yer alan ülkelerden biridir. Bu tür bir vaka, terör örgütlerinin Batılı askeri personel arasında bile sempatizan bulabildiğini göstermesi bakımından Ankara'nın dikkatini çekmelidir. Türkiye, Suriye ve Irak'ta DEAŞ'a karşı yürüttüğü operasyonlarla örgütün lojistik ve finans ağını zayıflatmış olsa da, örgütün dijital radikalleşme ve uzaktan fonlama yöntemleri yeni bir tehdit alanı oluşturmaktadır. Bu bağlamda, Türk güvenlik birimlerinin siber alan ve sosyal medya izleme kapasitesini artırması, ulusal güvenlik açısından önem arz etmektedir. Ayrıca olay, DEAŞ'ın ülke sınırları dışında da tehdit oluşturmaya devam ettiğini göstermektedir.