İsrail ile İran arasında yaşanan son füze mübadelelerinin ardından Tel Aviv sakinleri, ülkenin güvenlik durumuna dair derin endişelerini dile getirdi. İran'ın İsrail'e yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarına karşılık İsrail'in düzenlediği misilleme operasyonları, başkent Tel Aviv'de günlük hayatı felç etti. Sokaklarda yankılanan siren sesleri ve patlamalar, halk arasında korku ve belirsizliğe yol açtı. Görgü tanıkları, hava savunma sistemlerinin gece boyunca aktif olduğunu ve birçok füzenin etkisiz hale getirildiğini ancak bazılarının hedefe ulaştığını aktardı.
Gelişmenin Arka Planı
Son günlerde İran devrim muhafızları, İsrail'in Şam'daki konsolosluk binasına düzenlediği hava saldırısına misilleme olarak insansız hava araçları, seyir füzeleri ve balistik füzelerle İsrail'i vurdu. İsrail ordusu İran'dan atılan 300'den fazla tehdit unsuru tespit ettiğini ve %99'unun hava savunma sistemleri tarafından durdurulduğunu bildirdi. Ancak bir kısmının güney İsrail'deki Necef Çölü ve bir askeri üsse düştüğü belirtildi. Olayların ardından İsrail Savaş Kabinesi toplandı ve misilleme seçeneklerini değerlendirdi.
Tel Aviv sakinlerinden 45 yaşındaki öğretmen Rachel Cohen, “Siren sesleriyle uyandık. Çocuklarımı alıp sığınağa koştuk. Gece boyunca hiç uyuyamadık. Kendimizi kaybettik. Bu gerçekten korkunç” dedi. Başka bir görgü tanığı ise “Daha önce de roket saldırıları yaşadık ama bu seferki farklı. İran doğrudan bizi hedef alıyor” yorumunu yaptı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail-İran arasındaki bu doğrudan çatışma, bölgesel güç dengelerini temelden sarsıyor. İran'ın İsrail'e ilk kez kendi topraklarından saldırması, iki ülke arasındaki yıllardır süren gölge savaşın sona erdiğini gösteriyor. Uzmanlar, tırmanmanın Lübnan Hizbullahı, Yemen'deki Husiler ve Suriye'deki İran destekli milisleri de kapsayan bir bölgesel yangına dönüşebileceği uyarısında bulunuyor.
ABD Başkanı Joe Biden, İsrail'in meşru müdafaa hakkını desteklediğini ancak çatışmanın genişlemesini istemediklerini açıkladı. Öte yandan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantıya çağrılırken, birçok ülke taraflara itidal çağrısı yaptı. Rusya ve Çin'in de dahil olduğu küresel güçler, bölgede sükunetin sağlanması için diplomatik girişimleri hızlandırdı. Petrol fiyatları yükselirken, Körfez ülkeleri de endişeyle gelişmeleri izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail-İran gerilimi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'daki çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Bölgede tırmanan gerginlik, enerji arz güvenliği, göç hareketleri ve terör örgütlerinin istismar edebileceği ortam yaratma potansiyeli taşıyor. Türkiye, İran'la sınır komşusu olması ve İsrail'le son yıllarda normalleşme adımları atması nedeniyle iki ülke arasında denge politikası izlemek zorunda. Ankara'nın Birleşmiş Milletler'de tarafları sağduyuya çağırması, olası bir bölgesel savaşın Türkiye'ye yansımalarını sınırlamayı hedefliyor. Ayrıca İsrail'in Gazze saldırıları ve İran'ın nükleer programı gibi hususlar da Türk dış politikasının öncelikli meseleleri arasında yer alıyor.