Avrupa Birliği (AB), ABD merkezli teknoloji devi Google'a, Dijital Piyasalar Yasası'nı (DMA) ihlal ettiği gerekçesiyle 890 milyon euro (yaklaşık 32 milyar Türk lirası) para cezası verdi. Brüksel, Google'ın arama sonuçlarında kendi hizmetlerini rakiplerine göre haksız şekilde öne çıkardığı ve uygulama mağazası Play Store'daki denetim mekanizmasını rekabet karşıtı şekilde kullandığı sonucuna vardı. AB Komisyonu, şirkete bu uygulamaları düzeltmesi için üç ay süre tanıdı; aksi takdirde ek yaptırımlar uygulanacağı uyarısında bulundu.
Gelişmenin Arka Planı: Dijital Piyasalar Yasası'nın İlk Büyük Sınavı
2022 yılında yürürlüğe giren Dijital Piyasalar Yasası, büyük teknoloji şirketlerinin (sözde 'kapı bekçileri') piyasa gücünü kötüye kullanmasını engellemeyi amaçlıyor. Google, Amazon, Apple, Meta ve Microsoft gibi şirketleri kapsayan yasa, kullanıcı verilerinin izinsiz kullanımını, kendi ürünlerini kayırma uygulamalarını ve rakip platformların engellenmesini yasaklıyor.
Google'a kesilen bu ceza, DMA kapsamında verilen en yüksek para cezası olma özelliği taşıyor. AB, soruşturma sırasında Google'ın arama sonuçlarında kendi alışveriş, seyahat ve yerel işletme hizmetlerini rakiplerininkinden daha üst sıralarda gösterdiğini, ayrıca Play Store'da alternatif uygulama mağazalarının yayılmasını engellediğini tespit etti. Komisyon, bu uygulamaların tüketici seçimini kısıtladığını ve yeniliği baltaladığını vurguladı.
Google ise cezayı 'orantısız' olarak nitelendirirken, uygulamalarının yasaya uygun olduğunu savunuyor. Şirket, karara itiraz edeceğini ve gerekli düzenlemeleri yapmaya hazır olduğunu açıkladı. Ancak AB, Google'ın geçmişte antitröst kararlarına uyma konusunda yavaş davrandığını hatırlatarak sürecin takipçisi olacağını belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Avrupa'nın Teknoloji Düzenlemesinde Yeni Dönem
Bu ceza, AB'nin büyük teknoloji şirketlerini düzenleme konusundaki kararlılığının bir göstergesi. Avrupa, Dijital Piyasalar Yasası ve Dijital Hizmetler Yasası (DSA) ile dünyada en kapsamlı dijital düzenlemeleri hayata geçiren bölge konumunda. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 'Bu karar, kuralların herkes için geçerli olduğu açık bir mesajdır' ifadelerini kullandı.
Küresel ölçekte, bu adım diğer ülkeler için de emsal teşkil edebilir. ABD, Japonya, Güney Kore ve Hindistan gibi ülkeler, kendi dijital piyasa düzenlemelerini oluşturma sürecinde AB modelini referans alıyor. Özellikle ABD'de Kongre'de görüşülen Amerikan İnovasyon ve Seçim Yasası (AICO), Google, Amazon ve Apple'a yönelik benzer kısıtlamalar getirmeyi hedefliyor. Ancak ABD'deki siyasi kutuplaşma ve teknoloji şirketlerinin yoğun lobi faaliyetleri, bu yasanın çıkmasını zorlaştırıyor.
Uzmanlar, AB'nin bu cezasının Google'ın iş modelinde köklü değişikliklere yol açabileceğini belirtiyor. Arama sonuçlarının yeniden düzenlenmesi, tıklama başına reklam gelirlerini etkileyebilir; Play Store'daki komisyon oranlarının düşürülmesi ise geliştiriciler için olumlu olabilir. Ancak Google'ın temyiz sürecinin yıllar sürebileceği ve bu süreçte mevcut uygulamaların devam edebileceği unutulmamalı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AB ile dijital düzenlemeler konusunda yakın iş birliği yapmasa da, küresel teknoloji şirketlerinin pazar hakimiyeti sorunuyla doğrudan karşı karşıya. Rekabet Kurumu'nun Google'a daha önce verdiği cezalar ve soruşturmalar, Türkiye'de de benzer endişelerin bulunduğunu gösteriyor. AB'nin bu kararı, Türk düzenleyicilere önemli bir referans noktası sunuyor. Öte yandan, Google'ın Türkiye'deki reklam ve arama pazarındaki payı düşünüldüğünde, olası bir küresel düzenleme dalgası yerel rekabeti olumlu etkileyebilir. Türkiye'nin kendi dijital piyasa yasasını hazırlarken AB deneyiminden yararlanması, hem tüketici haklarını korumak hem de yerli teknoloji girişimlerinin büyümesini desteklemek açısından stratejik bir adım olacaktır.