ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Katar'ın başkenti Doha'da bir toplantı talep ettiğini duyururken, Tahran yönetimi bu iddiayı yalanlayarak bölgeye gönderdikleri heyetin yalnızca ABD'de dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılmasıyla ilgili teknik görüşmeler yapacağını bildirdi. İki ülke arasında son dönemde artan gerilim ve Yemen'deki Ensarullah hareketine yönelik saldırıların ardından gelen bu açıklamalar, ABD-İran ilişkilerinde yeni bir diplomasi sınavının sinyallerini veriyor.
Trump'ın iddiası ve Tahran'ın yalanlaması
Trump, yaptığı açıklamada İran'ın ABD ile müzakereler için Katar'da bir toplantı ayarlamak istediğini öne sürdü. Başkan, 'İran, bizimle konuşmak istediğini söyledi. Katar'da bir toplantı talep ettiler. Bakalım ne olacak' ifadelerini kullandı. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bu iddiayı reddederek Tahran'ın Doha'ya sadece ABD'de bloke edilen İran fonlarının çözümü için bir heyet gönderdiğini söyledi. Bekayi, 'Bölgeye giden heyetimiz, sadece dondurulmuş varlıklarımızın serbest bırakılmasına yönelik teknik müzakereler yapacak. ABD ile siyasi görüşme söz konusu değil' dedi.
İran'ın bu açıklaması, Trump yönetiminin Tahran'ı müzakere masasına çekme çabalarına karşı geleneksel bir diplomatik manevra olarak yorumlanıyor. Geçmişte de İran, doğrudan müzakereleri kabul etmeden önce çeşitli dolaylı kanallardan ABD ile temas kurmuş, ancak kamuoyu önünde bu görüşmeleri reddetmişti. Özellikle Umman ve Katar, son yıllarda Tahran ile Washington arasında birer arabulucu rolü üstlenmiş durumda.
Yemen krizi ve artan tansiyon
Trump'ın Doha açıklaması, ABD'nin Yemen'deki İran destekli Ensarullah hareketine yönelik yoğun hava saldırıları düzenlediği bir döneme denk geldi. ABD, Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıları nedeniyle Husilere karşı askeri operasyonlarını artırmış, bu da bölgede gerginliği tırmandırmıştı. İran ise Husilere verdiği desteği sürdürürken, doğrudan çatışmaya girmekten kaçınıyor. Uzmanlar, ABD'nin İran'ı Doha'ya çekme girişiminin aslında Yemen'de ateşkes sağlamaya yönelik bir hamle olabileceğini belirtiyor.
Bölgesel dengeler açısından bakıldığında, Katar'ın hem ABD'yle hem de İran'la iyi ilişkileri, Doha'yı doğal bir müzakere merkezi haline getiriyor. Katar, daha önce de ABD ile Taliban arasındaki görüşmelere ev sahipliği yapmış, Afgan barış sürecinde kilit rol oynamıştı. Şimdi de benzer bir arabuluculuk rolü üstlenerek, ABD-İran gerilimini düşürmeye çalışıyor olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasındaki bu dolaylı temaslar, Türkiye'nin yakından takip ettiği bir gelişme. Tahran'la enerji ticareti ve sınır güvenliği konularında iş birliği yapan Türkiye, ABD yaptırımları nedeniyle İran'la ticaretini sınırlamak zorunda kalıyor. Olası bir ABD-İran yumuşaması, Türkiye'nin İran'la ekonomik ilişkilerini canlandırabilir ve bölgesel istikrara katkı sağlayabilir. Ancak görüşmelerin başarısız olması halinde, Yemen ve Suriye'deki gerginlikler Türkiye'nin güvenliğini doğrudan etkileyebilir. Ayrıca Katar'ın arabulucu rolü, Türkiye ile Katar arasındaki stratejik ortaklık bağlamında Ankara'nın bölgesel diplomasideki konumunu güçlendirebilir.