ABD, Orta Doğu'da tırmanan gerilimin bir adım ötesine geçerek İran'a yönelik hava saldırısı başlattı. Pentagon kaynaklarına göre saldırı, İran destekli güçlerin Basra Körfezi'ndeki ticari tankerlere düzenlediği saldırılara yanıt olarak gerçekleştirildi. Amerikan yetkililer, operasyonun “kesin ve caydırıcı” bir mesaj olduğunu belirtirken, Tahran yönetimi saldırıları kınayarak misilleme tehdidinde bulundu. Gelişme, ABD Hazine Bakanlığı'nın İran'ın ham petrol satışına izin veren genel lisansı iptal etmesinin hemen ardından geldi. Bu adım, Trump yönetiminin 2018'de nükleer anlaşmadan çekilmesinden bu yana uyguladığı maksimum baskı politikasının yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor.
Petrol ambargosu ve askeri müdahale
ABD Hazine Bakanlığı'nın 30 Mart'ta yaptığı açıklamayla, İran'ın ham petrolünün üçüncü ülkeler üzerinden satışına olanak tanıyan genel lisans iptal edildi. Bu lisans, özellikle Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ve bazı Asya alıcılarına İran petrolü alımı için bir kapı açıyordu. İptal kararı, ABD'nin İran'ın en önemli gelir kaynağı olan petrol ihracatını sıfırlama hedefinin bir parçası olarak okunuyor. Kararın ardından İran'ın petrol ihracatının günlük 500 bin varil kadar düşebileceği tahmin ediliyor.
Saldırının hedefi, İran Devrim Muhafızları'na bağlı deniz kuvvetlerinin kullandığı bir liman ve mühimmat deposu oldu. Bölgedeki tanıklara göre, saldırıda ABD'nin B-52 bombardıman uçakları ve Tomahawk seyir füzeleri kullanıldı. İran resmi ajansı IRNA, saldırıda en az 12 askerin hayatını kaybettiğini duyurdu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), operasyonun tanker güvenliğini sağlamak için yapıldığını ve sivil kayıpların önlenmesine özen gösterildiğini açıkladı.
Hürmüz Boğazı'nda tırmanan gerilim
Son iki haftada Hürmüz Boğazı'nda iki ticari tankere düzenlenen saldırılar, uluslararası deniz ticaretini tehdit eder boyuta ulaştı. İlk saldırıda Marshall Adaları bandıralı bir petrol tankerine insansız hava aracıyla saldırı düzenlenirken, ikinci olayda bir Suudi tankeri mayınla hasar gördü. ABD, İran'ı bu saldırıların arkasında olmakla suçlarken, Tahran suçlamaları reddetti. Bağımsız raporlar ise saldırılarda İran yapımı patlayıcıların kullanıldığını doğruluyor.
Bölge, küresel petrol arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği kritik bir geçiş noktası. Herhangi bir tırmanış, uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının hızla yükselmesine yol açabilir. BM Güvenlik Konseyi, gelişmeleri görüşmek üzere acil toplantıya çağrıldı. ABD'nin müttefiklerinden İngiltere ve Fransa, saldırılara “orantılı yanıt” verilmesini desteklerken, Rusya ve Çin tansiyonun düşürülmesi çağrısı yaptı.
Ekonomik yansımalar ve petrol fiyatları
ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırım ve askeri adımları, petrol piyasalarını hareketlendirdi. Brent petrol varil fiyatı, saldırı haberinin ardından %4,5 artışla 85 dolar seviyesini test etti. Analistler, ABD-İran arasındaki gerilimin sürmesi halinde fiyatların 90 doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor. Özellikle Asya ülkeleri, İran petrolüne bağımlı rafinerileri nedeniyle alternatif tedarik kanalları arayışına girdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasındaki bu tırmanma, Türkiye için hem diplomatik hem ekonomik riskler barındırıyor. Türkiye, İran ile komşu olması nedeniyle gerilimin sınırına yansımalarından endişe duyuyor. Ayrıca Ankara, İran yaptırımları konusunda Washington ile Tahran arasında dengeli bir politika izlemeye çalışırken, yeni ambargo adımları Türk rafinerilerinin İran petrolüne erişimini daha da zorlaştırabilir. Enerji maliyetlerindeki artış, cari açık ve enflasyon üzerinde baskı yaratabilir. Türkiye'nin NATO müttefiki olarak ABD ile koordinasyonu sürdürürken, İran ile ekonomik ve siyasi ilişkilerini koruma çabası, önümüzdeki dönemde daha karmaşık bir hal alacaktır.