ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), gece saatlerinde İran'a yönelik 'bir dizi güçlü saldırı' gerçekleştirdiğini resmen duyurdu. Saldırıların, İran'ın bölgedeki Amerikan güçlerine yönelik artan tehditlerine karşılık olarak düzenlendiği belirtildi. Pentagon Sözcüsü Patrick Ryder yaptığı açıklamada, operasyonun 'meşru müdafaa hakkı' çerçevesinde ve İran'ın saldırı kabiliyetini zayıflatmak amacıyla yapıldığını söyledi.
Operasyonun arka planı ve ayrıntıları
Pentagon'a göre, saldırılar Suriye'nin doğusunda İran Devrim Muhafızları'na bağlı hedeflere yönelikti. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yürütülen operasyonda, insansız hava araçları (İHA) ve savaş uçakları kullanıldı. Vurulan hedefler arasında silah depoları, komuta merkezleri ve askeri üslerin olduğu ifade ediliyor. Saldırılarda İran'a ait kaç askerin öldüğü veya yaralandığına dair resmi bir açıklama yapılmazken, bölgedeki kaynaklar en az 10 İran destekli militanın hayatını kaybettiğini bildiriyor.
ABD'nin bu hamlesi, son haftalarda İran destekli grupların Irak ve Suriye'deki Amerikan üslerine yönelik drone ve roket saldırılarını artırmasının ardından geldi. Ekim ayı başından bu yana ABD güçlerine 30'dan fazla saldırı düzenlendiği belirtiliyor. Biden yönetimi daha önce de İran hedeflerine hava saldırıları düzenlemiş, ancak bu seferki 'güçlü' nitelemesi dikkat çekiyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
ABD saldırıları, İsrail-Hamas savaşının 7 Ekim'de başlamasından bu yana Ortadoğu'da yükselen tansiyonun en somut örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti. İran, saldırıya henüz resmi yanıt vermezken, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, ABD'nin bölgedeki varlığını 'güvensizlik kaynağı' olarak nitelendiren bir açıklama yaptı. Suriye ve Irak hükümetleri ise saldırıları kınayarak, egemenliklerinin ihlal edildiğini duyurdu.
Uzmanlar, ABD'nin İran'a yönelik bu saldırısının geniş çaplı bir çatışmaya dönüşme riski taşıdığına dikkat çekiyor. İran'ın vekil güçler aracılığıyla bölgedeki Amerikan hedeflerine saldırılarını sürdürmesi halinde, Washington'ın daha büyük bir operasyon düzenleyebileceği belirtiliyor. Öte yandan, İran'ın doğrudan karşılık vermesi halinde tüm bölgeyi etkileyebilecek bir savaşın fitilinin ateşlenebileceği endişesi hakim.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran hedeflerine yönelik saldırıları, Türkiye'nin doğrudan güvenliğini ve dış politikasını ilgilendiren bir gelişmedir. Türkiye, hem İran hem de ABD ile ilişkilerini dengelemeye çalışırken, bölgede artan tansiyon Ankara'yı zorlayabilir. Suriye'nin kuzeyinde Türk güçlerinin varlığı, İran destekli grupların bu bölgedeki faaliyetleri ve ABD'nin PKK/YPG'ye verdiği destek, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını artırmaktadır. Bu nedenle Ankara'nın hem İran'la hem de Washington'la diyaloğu sürdürerek, çatışmanın kendi sınırlarına sıçramasını engellemeye çalışması beklenir.