ABD, İran'ın eski dini lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin cenaze törenleri sırasında saldırılara ara vereceğini açıklamasına rağmen, İran topraklarına yönelik yeni hava saldırıları düzenledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce ‘insani nedenlerle’ saldırılara geçici olarak son verileceği yönündeki açıklamasının aksine, ABD savaş uçakları İran'ın doğusundaki askeri hedefleri vurdu. Saldırıların, Humeyni'nin ölüm yıldönümü nedeniyle ülkede düzenlenen anma törenlerinin ortasında gerçekleşmesi, Washington yönetiminin verdiği sözü tutmadığı yönünde eleştirilere yol açtı. Pentagon'dan yapılan resmi açıklamada, saldırıların ‘İran'ın bölgedeki milis gruplara verdiği desteği engellemek’ amacı taşıdığı belirtilirken, operasyonun zamanlamasıyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı.
Trump'ın sözü ve Pentagon'un planı çelişiyor
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz hafta yaptığı bir konuşmada, İran'ın dini lideri Ruhullah Humeyni'nin ölüm yıldönümü nedeniyle düzenlenecek cenaze törenlerine saygı göstermek amacıyla askeri operasyonlara ‘geçici bir süre’ ara vereceklerini duyurmuştu. Trump, ‘İran halkının yasına saygı duyuyoruz. Bu süreçte askeri faaliyetlerimizi durduruyoruz’ ifadelerini kullanmıştı. Ancak aradan sadece 48 saat geçmeden ABD savaş uçakları, İran'ın doğusundaki Kirman ve Sistan-Beluçistan eyaletlerinde bulunan Devrim Muhafızları'na ait üç ayrı hedefi vurdu. Saldırılarda ilk belirlemelere göre 12 İran askeri personeli hayatını kaybetti, 30'dan fazla kişi yaralandı. İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin bu hamlesini ‘ikiyüzlülük’ olarak nitelendirerek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne acil şikayette bulunacağını açıkladı. Uzmanlar, Trump yönetiminin iç siyasetteki baskılar nedeniyle İran'a karşı daha sert bir tutum sergilemek zorunda kaldığını, ancak bu tür çelişkili adımların bölgesel güvenliği daha da kırılgan hale getirdiğini vurguluyor.
Bölgesel gerilim ve uluslararası tepkiler
ABD'nin bu son saldırısı, sadece ikili ilişkileri değil, tüm Ortadoğu'yu etkileyecek bir gerilim dalgası yarattı. İran, saldırılara misilleme yapacağını duyururken, ülke genelinde yüksek alarm durumu ilan edildi. Humeyni'nin cenaze törenlerinin yapıldığı Kirman kentinde toplanan yüz binlerce kişi, ABD aleyhine sloganlar attı. İran Dini Lideri Ali Hamaney, yaptığı açıklamada ‘ABD'nin sözüne güvenilmez’ diyerek, saldırıları kınadı. Öte yandan Rusya ve Çin, tarafları itidale çağırırken, Avrupa Birliği derhal ateşkes sağlanması yönünde çağrıda bulundu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, ‘sivillerin korunması ve gerilimin düşürülmesi’ için acil toplantı talep etti. Analistler, bu tür bir saldırının İran'ı nükleer programında daha agresif adımlar atmaya itebileceği gibi, bölgedeki vekil güçler aracılığıyla ABD hedeflerine yönelik saldırıları da artırabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, ABD'nin sözünü tutmamasının, uluslararası toplumda ABD'nin güvenilirliğini zedelediği ve diplomatik çözüm şansını azalttığı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin güney sınırına yakın bir bölgede tansiyonun yükselmesi anlamına geliyor. İran ile sınır komşusu olan Türkiye, olası bir askeri çatışma veya mülteci akınına karşı hazırlıklı olmalı. Ayrıca, ABD-İran gerilimi Türkiye'nin enerji arz güvenliğini tehdit ediyor; zira İran, Türkiye'nin doğalgaz ithalatında önemli bir kaynak. Ticari ilişkiler de (Türkiye-İran ticaret hacmi yıllık 10 milyar dolar civarında) olumsuz etkilenebilir. Ankara'nın hem Washington hem Tahran ile diyaloğu sürdürerek, bölgesel istikrar için arabuluculuk rolü üstlenmesi kritik önem taşıyor.