Singapur'un üst düzey diplomatı, ABD'nin zorla çalıştırma iddiaları kapsamında şehir devletine uyguladığı gümrük vergilerinin ekonomik bir gerekçesi bulunmadığını belirtti. Dışişleri Bakanı Vivian Balakrishnan, Washington'un daha geniş ticaret politikasının 'yan hasarı' olmaktan kaçınmak istediklerini ifade etti. Balakrishnan, Singapur'un ABD ile ticari ilişkilerinde herhangi bir adaletsizlik veya gümrük vergisi gerektirecek bir durum olmadığını vurguladı. Açıklama, ABD Gümrük ve Sınır Koruma'nın (CBP) bir Singapur şirketine ait ürünlerin zorla çalıştırma ile üretildiği iddiasıyla ithalatını durdurma emri vermesinin ardından geldi.
Gelişmenin Arka Planı
ABD hükümeti, son yıllarda Çin'in Sincan bölgesinde Uygur Türklerine yönelik zorla çalıştırma iddialarına dayanarak bir dizi yaptırım ve ticaret kısıtlaması uyguluyor. Ancak bu kez hedefte Singapur merkezli bir şirket var. CBP, Singapur'un önde gelen elektronik üreticilerinden birinin ürünlerinin, Sincan'da zorla çalıştırılan işçiler tarafından üretildiği gerekçesiyle ithalatına geçici olarak izin vermediğini duyurdu. Şirket, iddiaları reddederek tedarik zincirinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını savundu. Singapur hükümeti ise konuyu diplomatik kanallardan takip ettiğini ve ABD'den somut kanıt talep ettiğini açıkladı.
Balakrishnan, parlamentoda yaptığı konuşmada, 'ABD'nin bu kararının arkasında ekonomik bir rasyonalite yok. Bu, daha büyük bir ticaret savaşının yansıması ve biz bu savaşta taraf olmak istemiyoruz' dedi. Bakan, Singapur'un ABD ile 60 milyar doları aşan ticaret hacmi bulunduğunu ve iki ülke arasındaki ticaretin adil koşullarda devam etmesi gerektiğini belirtti. ABD ise kararını zorla çalıştırma ile mücadele yasalarına dayandırarak, konunun istisnai değil genel bir politika çerçevesinde değerlendirildiğini vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin bu hamlesi, Güneydoğu Asya ülkeleri arasında tedirginlik yarattı. Singapur, bölgenin en serbest ticaret yapan ekonomilerinden biri olarak biliniyor. Uzmanlar, ABD'nin zorla çalıştırma iddialarını genişleterek diğer ASEAN ülkelerine de yansıtabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle Malezya ve Vietnam gibi ülkeler, tekstil ve elektronik sektörlerinde benzer suçlamalarla karşı karşıya kalabilir. Öte yandan Çin, ABD'yi ticaret savaşını genişletmekle suçlarken, Singapur'un bu krizi yönetme biçimi bölgesel dengeler açısından belirleyici olacak.
Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, ABD son beş yılda zorla çalıştırma gerekçesiyle 30'dan fazla ülkeye karşı ticaret kısıtlaması uyguladı. Ancak bu kısıtlamaların çoğu Çin kaynaklı ürünlere odaklanıyordu. Singapur'un hedef alınması, ABD'nin tedarik zinciri güvenliği ve insan hakları konularında daha agresif bir politika izleyeceğinin işareti olarak yorumlanıyor. Singapur Başbakanı Lawrence Wong, konuyu ABD Başkanı Joe Biden ile doğrudan gündeme getirmeyi planladıklarını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin zorla çalıştırma iddialarına dayalı ticaret kısıtlamaları, Türkiye için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye, ABD ile ticaret hacmini artırmayı hedeflerken, özellikle tekstil ve otomotiv yan sanayi gibi emek yoğun sektörlerde benzer suçlamalarla karşı karşıya kalabilir. ABD'nin bu politikası, küresel tedarik zincirlerinde insan hakları ve çalışma koşullarının giderek daha fazla ticaret engeli olarak kullanıldığını gösteriyor. Türkiye'nin, ihracat yaptığı ülkelerdeki düzenlemelere uyum sağlamak için tedarik zinciri şeffaflığını artırması ve uluslararası çalışma standartlarına uygunluğunu bağımsız denetimlerle belgelemesi stratejik bir öncelik haline gelmiştir.