ABD Hazine Bakanlığı, İran'a ait dondurulmuş varlıkların, devam eden çatışmalar sırasında Tahran'a atfedilen saldırılardan etkilenen Körfez ülkelerindeki yeniden inşa çabalarını desteklemek için kullanılması ihtimalini değerlendiriyor. Cumartesi günü CBS News'e konuşan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in görüşlerine aşina bir kaynak, bu planın henüz erken aşamada olduğunu ancak Washington yönetiminin bölgedeki istikrarı sağlamak ve müttefiklerine destek vermek amacıyla bu tür bir adımı gündemine aldığını belirtti. Söz konusu varlıkların büyüklüğü ve hangi ülkelerin yararlanacağı henüz netleşmezken, bu girişimin İran'a yönelik uluslararası baskıyı artırması ve bölgesel güç dengelerini etkilemesi bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İran'ın bölgedeki nüfuzunu sınırlamak için uzun süredir yaptırım politikalarını sürdürüyor. İran'a ait olduğu belirlenen ve ABD'de dondurulan milyarlarca dolarlık varlık, Tahran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri nedeniyle bloke edilmiş durumda. Şimdi ise bu varlıkların, İran destekli grupların saldırılarına maruz kalan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinin altyapılarının onarımı için kullanılması gündemde. Kaynağa göre, Bessent bu fikri İsrail ve bazı Körfez ülkeleriyle yapılan görüşmelerde de dile getirmiş olabilir. Ancak planın yasal çerçevesi ve uluslararası hukuka uygunluğu konusunda henüz bir netlik bulunmuyor. Uzmanlar, bu tür bir adımın İran'la olası bir diplomatik çözümü daha da karmaşık hale getirebileceğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu girişim, Körfez'deki güç dengesini doğrudan etkileyebilir. İran, yıllardır Yemen, Suriye ve Irak'ta vekil güçler aracılığıyla nüfuzunu genişletirken, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler de İran'ın füze ve insansız hava aracı saldırılarına hedef oluyor. ABD'nin bu adımı, Körfez müttefiklerine verdiği desteği somutlaştırarak İran'a karşı caydırıcılığı artırmayı hedefliyor. Öte yandan, İran varlıklarının tazminat amaçlı kullanılması, uluslararası hukukta emsal teşkil edebilir ve diğer ülkelerin benzer taleplerde bulunmasının önünü açabilir. Ayrıca, bu durum İran'ı daha agresif bir tutuma itebilir ve bölgedeki gerilimi tırmandırabilir. Rusya ve Çin'in İran'la yakın ilişkileri düşünüldüğünde, ABD'nin bu hamlesi küresel güç rekabetinde de yeni bir boyut kazanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem İran hem de Körfez ülkeleriyle dengeli ilişkiler yürüten bir ülke olarak bu gelişmeden doğrudan etkilenebilir. ABD'nin İran varlıklarını Körfez yeniden inşasına yönlendirmesi, Ankara'nın bölgesel politikalarını zorlayabilir. Türkiye, İran'la enerji ithalatı ve sınır güvenliği gibi konularda iş birliği yaparken, Suudi Arabistan'la da son dönemde normalleşme adımları atıyor. Bu plan, İran'ı daha da köşeye sıkıştırarak Türkiye-İran ilişkilerinde ek gerilimlere yol açabilir. Ayrıca, Körfez'de istikrarın sağlanması Türkiye'nin ticaret ve yatırım çıkarları açısından önem taşıyor. Ankara'nın, bu süreçte hem ABD hem de bölgesel aktörlerle diyaloğunu sürdürmesi ve kendi çıkarlarını koruyacak bir denge politikası izlemesi bekleniyor.