ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 8 Temmuz Çarşamba günü İran'a yönelik yeni bir hava saldırısı başlattığını açıkladı. Saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile savaşı sona erdirmek için varılan geçici anlaşmanın "bittiğini" ilan etmesinden saatler sonra gerçekleşti. CENTCOM'dan yapılan yazılı açıklamada, saldırıların İran'ın askeri altyapısını hedef aldığı ve operasyonların devam ettiği belirtildi. Reuters'ın haberine göre, saldırılarda kullanılan uçak tipleri ve hedeflerin detayları henüz netleşmezken, Pentagon yetkilileri operasyonun 'sınırlı ve orantılı' olduğunu ifade etti. Bu gelişme, Körfez bölgesinde tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu.
Saldırıların arka planı ve Trump'ın anlaşma kararı
Trump, dün akşam yaptığı açıklamada, İran ile müzakerelerin çıkmaza girdiğini ve geçici ateşkes anlaşmasının artık geçerli olmadığını söylemişti. Başkan, 'Anlaşma öldü. İran'ın nükleer programı konusunda daha sert adımlar atacağız' ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklamanın ardından CENTCOM, dakikalar içinde İran topraklarına yönelik hava operasyonu başlattı. Saldırıların, İran'ın devrim muhafızlarına ait füze rampaları ve lojistik merkezlerini vurduğu bildiriliyor.
ABD'li yetkililer, operasyonun 'savunma amaçlı' olduğunu ve İran'ın olası misillemelerine karşı caydırıcılık sağlamayı hedeflediğini söylüyor. Ancak İran Dışişleri Bakanlığı, saldırıları 'uluslararası hukukun ihlali' olarak nitelendirdi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı. İran devlet televizyonu, saldırılarda sivil kayıp olmadığını ancak bazı askeri noktaların ağır hasar aldığını duyurdu.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Bu son saldırılar, ABD-İran geriliminin yeni bir aşamaya girdiğini gösteriyor. Sadece birkaç hafta önce taraflar arasında varılan geçici anlaşma, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlaması karşılığında ABD'nin bazı yaptırımları hafifletmesini öngörüyordu. Ancak Trump'ın anlaşmayı 'yetersiz' bularak iptal etmesi, bölgeyi yeniden çatışma sarmalına soktu.
Avrupa Birliği, iki tarafı itidal çağrısı yaparken, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri endişelerini dile getirdi. Petrol fiyatları, saldırı haberlerinin ardından yüzde 3 yükseldi. Analistler, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidinin yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile hem enerji ithalatı hem de sınır güvenliği açısından kritik bir komşuluk ilişkisine sahip. ABD'nin İran'a yönelik bu son saldırıları, bölgede istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin güney sınırında yeni bir güvenlik tehdidi oluşturabilir. Ayrıca, İran'a yönelik yaptırımların sıkılaşması, Türkiye'nin doğal gaz ve petrol tedarikini olumsuz etkileyebilir. Ekonomik olarak, artan petrol fiyatları Türkiye'nin cari açığına baskı yaparken, bölgedeki çatışma ortamı Türk dış politikasının dengeleme çabalarını zorlaştırmaktadır. Ankara, hem ABD ile ittifak ilişkilerini hem de İran ile ekonomik ve diplomatik bağlarını korumak zorunda, bu da hassas bir denge politikasını gerektiriyor.