ABD, İran'a yönelik hava saldırılarının ikinci dalgasını başlattı. Başkan Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran'a 'sert' vuracaklarını belirtti. Hem ABD hem de İranlı yetkililer, ilk saldırı dalgasında düzinelerce hedefin vurulduğunu doğruladı. Pentagon, operasyonun İran'ın nükleer tesislerine ve askeri altyapısına yönelik olduğunu açıkladı. İran ise saldırılara karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu duyurdu. Bölgedeki gerginlik giderek artarken, uluslararası toplum tarafları itidale çağırıyor.
Gelişmenin arka planı
Saldırıların ilk dalgası geçtiğimiz hafta başlatılmıştı. ABD yönetimi, İran'ın nükleer anlaşmaya aykırı uranyum zenginleştirme faaliyetlerini gerekçe göstererek harekete geçti. İran ise bu suçlamaları reddediyor ve nükleer programının barışçıl amaçlı olduğunu savunuyor. Trump yönetiminin son dönemde Tahran'a yönelik söylemi sertleşmişti. Başkan Trump, daha önce de İran'a 'tarihinin en büyük darbesini' vuracaklarını belirtmişti. ABD'nin bölgedeki askeri varlığı, özellikle Bahreyn, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki üslerden yapılıyor.
Pentagon, yeni saldırıların İran'ın füze savunma sistemleri ve komuta kontrol merkezlerine odaklandığını duyurdu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'Operasyonlar, İran'ın nükleer programını ilerletme kabiliyetini azaltmayı amaçlıyor' denildi. İran ise saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne şikayette bulunduğunu açıkladı. Rusya Çin başta olmak üzere birçok ülke tansiyonun düşürülmesi çağrısı yapıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-İran gerilimi, tüm Ortadoğu'yu etkileyebilecek potansiyel bir çatışma riski taşıyor. İran'ın daha önce Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehditleri, küresel petrol fiyatlarında dalgalanmaya neden olabilir. Bölgedeki ABD müttefikleri Suudi Arabistan, İsrail ve BAE, Washington'un bu hamlesini desteklerken, Katar ve Umut gibi ülkeler daha temkinli bir tutum sergiliyor. AB'nin dış politika şefi, tarafları 'uçurumun kenarından dönmeye' çağırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, bölgede artan gerginlikten doğrudan etkilenebilir. ABD-İran çatışması, Türkiye'nin güney sınırlarında istikrarsızlık riskini artırabilir. Ayrıca Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşıladığı için olası bir krizde enerji arz güvenliği tehdit altına girebilir. Ankara, daha önce benzer krizlerde olduğu gibi, bu kez de 'bölgesel barış ve istikrar' vurgusu yapacaktır. Türkiye'nin hem ABD hem de İran'la diyalog kanallarını açık tutması, krizin yönetilmesinde kritik önem taşıyor.