ABD, Çarşamba günü İran'a yönelik yeni bir hava saldırısı daha gerçekleştirdi. Bu saldırı, Başkan Donald Trump'ın, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere yönelik son saldırılarının ateşkesi sona erdirdiğini açıklamasından saatler sonra geldi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, saldırıların İran'ın askeri kabiliyetlerini “daha da zayıflatmak” amacıyla düzenlendiğini belirtti. Açıklamada, hedef alınan noktaların İran'ın deniz mayın döşeme yetenekleri ve insansız hava araçları (İHA) altyapısı olduğu ifade edildi.
Gelişmenin arka planı
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yoludur. İran, son haftalarda bölgede ticari gemilere ve ABD Donanması'na ait savaş gemilerine yönelik saldırılarını artırdı. Trump yönetimi, bu saldırıları “kabul edilemez” olarak nitelendirerek misilleme yapma sözü vermişti. Çarşamba günkü saldırı, ABD'nin bir hafta içinde İran'a yönelik üçüncü büyük askeri operasyonu oldu. İlk operasyon, İran'ın Husilere yönelik silah sevkiyatını engellemeyi hedefliyordu; ikincisi ise Basra Körfezi'ndeki İran deniz üslerini vurmuştu.
Pentagon yetkilileri, son saldırıların İran'ın asimetrik savaş yeteneklerini hedef aldığını söylüyor. Özellikle İran'ın hızlı saldırı botları ve mayın döşeme kapasitesi, ABD için büyük bir tehdit oluşturuyor. CENTCOM, saldırıların İran'ın “bölgesel istikrarı bozma çabalarını” engellemeye yönelik olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişmeler, Ortadoğu'da tansiyonu yeniden yükseltti. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, ABD'nin İran'a yönelik operasyonlarına destek sinyali verirken, İran'ın müttefiki Hizbullah ve Husiler, ABD hedeflerine saldırı tehdidinde bulundu. Irak, bu gerilimden en çok etkilenen ülkelerden biri haline geldi; çünkü İran destekli milisler, ABD üslerine yönelik saldırılarını artırdı.
Küresel petrol piyasaları, Hürmüz Boğazı'ndaki gerginlik nedeniyle dalgalanıyor. Brent petrol fiyatı, ABD operasyonunun duyulmasının ardından varil başına 2 dolar yükseldi. Analistler, eğer gerilim devam ederse petrol fiyatlarının daha da artabileceğini, bunun da küresel enflasyonu tetikleyebileceğini belirtiyor. Çin ve Hindistan, enerji arz güvenliği konusunda endişeli; her iki ülke de petrol ihtiyacının büyük bir kısmını Körfez ülkelerinden karşılıyor.
Diplomatik cephede ise Avrupa Birliği, taraflara itidal çağrısı yaparken, Rusya ve Çin, ABD'nin tek taraflı askeri operasyonlarını kınadı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, acil toplantı kararı aldı ancak şu ana kadar somut bir adım atılmadı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hürmüz Boğazı'ndaki bu gerilim, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahiptir. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını ithal etmektedir ve petrol fiyatlarındaki artış, cari açığı büyütebilir. Ayrıca Türkiye, İran ile sınır komşusudur ve sınıra yakın bölgelerde gerginlik, PKK gibi terör örgütlerinin faaliyetlerini artırabilir. Ankara, hem ABD ile hem de İran ile ilişkilerini dengelemeye çalışırken, bu tür bir kriz, dış politikada zorlayıcı bir sınav oluşturabilir. Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrar arayışı, bu gelişmeler ışığında daha da önem kazanmaktadır.