ABD Senatosu'nda etkili isimlerden Senatör Jeanne Shaheen, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına geri dönmesinin NATO'nun savunma kapasitesine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. New Hampshire eyaletini temsil eden Demokrat senatör, Türkiye'nin savunma sanayisi altyapısının NATO'ya yaptığı katkıların ABD Kongresi'nde geniş çapta takdir edildiğini vurguladı. Shaheen'in bu açıklamaları, Türkiye'nin 2019 yılında Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alması nedeniyle F-35 programından çıkarılmasının ardından gelen en üst düzey olumlu sinyallerden biri olarak değerlendiriliyor. ABD'li senatör, Türkiye'nin savunma sanayisindeki üretim kabiliyeti ve lojistik altyapısının ittifak için stratejik bir değer taşıdığını belirtti.
F-35 krizi ve Türkiye'nin savunma sanayisi
Türkiye, 2002 yılında F-35 programının ortak üreticisi olarak projeye dahil olmuş ve 1,4 milyar doların üzerinde yatırım yapmıştı. Ancak 2017'de Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerinin satın alınması, ABD ile Türkiye arasında ciddi bir krize yol açtı. ABD, S-400'lerin F-35'in gizlilik özelliklerini tehlikeye atabileceği gerekçesiyle 2019'da Türkiye'yi programdan çıkardı. Bu karar, iki NATO müttefiki arasındaki ilişkileri derinden sarstı. Türkiye ise F-35'e alternatif olarak kendi milli savaş uçağı KAAN'ı (eski adıyla TF-X) geliştirmeye odaklandı. Bununla birlikte, Türk savunma sanayisi Bayraktar TB2, ANKA-S, Akıncı ve Kızılelma gibi insansız hava araçlarıyla küresel çapta dikkat çekerken, NATO üyeleri de Türkiye'nin askeri üretim kapasitesinden faydalanma konusunda istekli.
Senatör Shaheen'in açıklamaları, ABD'de Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesi yönünde artan bir siyasi irade olduğuna işaret ediyor. Özellikle Ukrayna savaşı sonrası NATO'nun doğu kanadının güçlendirilmesi ihtiyacı, Türkiye gibi jeostratejik konumu kritik bir müttefiki yeniden kazanmanın önemini artırdı. Shaheen, "Türkiye'nin savunma sanayisi altyapısının NATO'ya katkıları Kongre'de iyi biliniyor. F-35 programına dönüş olasılığı, ittifakın kolektif savunma kapasitesini artıracaktır" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut: İlişkilerde yumuşama mı?
Türkiye'nin F-35 programına olası dönüşü, yalnızca savunma iş birliği açısından değil, aynı zamanda ABD-Türkiye ilişkilerinin genel seyri açısından da önem taşıyor. Son yıllarda iki ülke arasında Suriye, Doğu Akdeniz, enerji ve insan hakları gibi konularda ciddi görüş ayrılıkları yaşandı. Ancak NATO'nun genişlemesi ve İsveç ile Finlandiya'nın üyeliği sürecinde Türkiye'nin onayının alınması, Ankara'nın ittifak içindeki etkisini yeniden göstermişti. F-35 konusunda bir uzlaşı, ABD-Türkiye ilişkilerinde yeni bir sayfa açılmasına vesile olabilir. Öte yandan, Yunanistan'ın da F-35 alımı yapması ve ABD'nin Doğu Akdeniz'deki askeri dengeleri gözetmesi, konuyu daha karmaşık hale getiriyor. Yunanistan, 2024'te 20 F-35 satın almak için ABD'ye resmi başvuru yaparken, Türkiye'nin de programa dönmesi halinde bölgedeki güç dengesi yeniden şekillenebilir.
ABD yönetimi, S-400 sorununun çözümü için Türkiye'ye bir dizi seçenek sunmuş ancak Ankara, Rusya ile ilişkilerini riske atmak istememişti. Şimdi ise Biden yönetiminin Kongre'deki bazı isimlerin de desteğiyle Türkiye'yi F-35'e geri çekmek için yeni bir diplomatik girişim başlatabileceği konuşuluyor. Bu, hem NATO'nun caydırıcılığını artıracak hem de transatlantik ittifakı içindeki uyumu güçlendirecek bir adım olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin F-35 programına dönüşü, savunma sanayisinde dışa bağımlılığı azaltma hedefiyle çelişkili görünse de, kısa vadede önemli avantajlar sağlayabilir. F-35, Türk Hava Kuvvetleri'nin modernizasyonu için kritik bir platform olup, yerli KAAN savaş uçağının tam kapasiteye ulaşmasına kadar geçiş sürecinde hava üstünlüğünü garanti altına alabilir. Ayrıca, bu dönüş Türkiye'nin NATO içindeki konumunu güçlendirir, ABD ile ilişkilerdeki pürüzlerin giderilmesine katkıda bulunur ve savunma sanayisi ihracatı için yeni kapılar açabilir. Ancak S-400 krizinin henüz çözülmemiş olması, bu sürecin önündeki en büyük engel olarak duruyor. Ankara'nın Rusya ile ilişkilerini dengeleme becerisi, bu konuda atılacak adımların şeklini belirleyecektir.