Çin, geçen yıl imzalanan ticaret ateşkesine rağmen ABD'ye nadir toprak mıknatıs ihracatını yüzde 20 oranında azalttı. Bu düşüş, ticaret savaşı öncesi seviyelerin oldukça altında kalırken, Trump yönetiminde Pekin'in anlaşmaya ne ölçüde uyduğuna dair endişeleri yeniden alevlendirdi. Özellikle savunma ve yeşil enerji sektörleri için kritik öneme sahip bu mıknatıslar, küresel tedarik zincirinde Çin'in hakimiyetini gözler önüne seriyor.
Ateşkese Rağmen Düşüş Sürüyor
2023'ün ilk çeyreğinde Çin'den ABD'ye yapılan nadir toprak mıknatıs sevkiyatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20 azalarak 12 bin tona geriledi. Bu miktar, 2017'deki ticaret savaşı öncesi seviyelerin yaklaşık yüzde 30 altında. Ateşkes kapsamında Çin'in bazı tarım ve enerji ürünlerinde alımları artırması beklenirken, nadir toprak ürünlerindeki bu daralma dikkat çekiyor. Uzmanlar, bunun ABD'deki talebin zayıflığından çok, Çin'in stratejik bir tercih yaptığını gösterdiğini belirtiyor. Pekin, özellikle yüksek teknoloji ve savunma sanayiinde kullanılan bu malzemeleri elinde tutarak jeopolitik baskı aracı olarak kullanma potansiyelini koruyor.
Küresel Tedarik Zincirinde Kırılganlık
Nadir toprak mıknatısları, rüzgar türbinlerinden elektrikli araç motorlarına, füze sistemlerinden MRI cihazlarına kadar pek çok alanda kullanılıyor. Çin, dünya nadir toprak üretiminin yüzde 60'ını, işleme kapasitesinin ise yüzde 90'ını elinde bulunduruyor. ABD ve Avrupa Birliği, bu bağımlılığı azaltmak için maden yatırımlarını hızlandırsa da, rafine etme ve mıknatıs üretiminde Çin'in yerini almak yıllar alabilir. Özellikle ABD'deki yeni maden projeleri, çevresel düzenlemeler ve yüksek maliyetler nedeniyle yavaş ilerliyor. Bu durum, Batılı ülkelerin yeşil dönüşüm ve savunma projelerini tehlikeye atabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin-ABD ticaret savaşının nadir toprak mıknatıslarına yansıması, Türkiye için de önemli sinyaller taşıyor. Türkiye, elektrikli araç bataryaları ve savunma sanayii için bu kritik minerallere ihtiyaç duyuyor. Çin'in ihracat kısıtlamaları, küresel tedarik zincirinde alternatif arayışlarını hızlandıracak. Türkiye, Eskişehir'de bulunan nadir toprak rezervlerini değerlendirerek bu alanda stratejik bir oyuncu olma potansiyeline sahip. Ayrıca, ABD ve AB'nin Çin'e alternatif tedarikçi arayışları, Türkiye için iş birliği fırsatları doğurabilir. Ancak, mevcut rezervlerin işlenmesi ve tesis yatırımları için uzun vadeli planlama ve uluslararası ortaklıklar şart.