ABD ile İran arasında son haftalarda tırmanan askeri gerilim, iki ülke arasında olası bir barış ateşi umudunu da beraberinde getiriyor. Ancak başta "Barış Ateşi" başlığıyla duyurulan gelişmeler, ABD'nin İran destekli gruplara yönelik yeni hava saldırıları ihtimalini de gündemde tutuyor. Diplomatik kaynaklar, tarafların dolaylı yollardan temas halinde olduğunu, ancak askeri seçeneklerin de masada kaldığını belirtiyor.
Gerilimin arka planı: Yaptırımlar ve vekalet savaşları
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, 2018'de nükleer anlaşmadan çekildikten sonra İran'a yönelik "maksimum baskı" politikasını benimsemişti. Bu politika kapsamında uygulanan ağır yaptırımlar İran ekonomisini ciddi şekilde etkilerken, Tahran yönetimi buna karşılık olarak Orta Doğu'daki vekil güçleri aracılığıyla ABD çıkarlarını hedef almaya başladı. Irak ve Suriye'deki İran destekli milisler, ABD askeri üslerine yönelik roket ve insansız hava aracı saldırılarını artırdı. ABD de buna karşılık olarak bu gruplara yönelik hava saldırıları düzenledi.
Son olarak, İran destekli grupların geçtiğimiz hafta Irak'ın kuzeyindeki bir ABD üssüne düzenlediği saldırıda bir Amerikan askeri yaralandı. ABD Savunma Bakanlığı, bu saldırıya misilleme olarak Suriye'deki İran bağlantılı hedefleri vurdu. Bu karşılıklı saldırılar, bölgede yeni bir çatışma dalgası endişesini artırdı.
Barış ateşi söylentileri ve yeni saldırı planları
Bu gerilim ortamında, bazı diplomatik çevrelerde “barış ateşi” söylentileri dolaşmaya başladı. İran'ın, ekonomik krizin derinleşmesi ve iç siyasette artan baskılar nedeniyle ABD ile dolaylı müzakerelere sıcak baktığı iddia ediliyor. Öte yandan ABD'nin, İran'ın nükleer programındaki ilerlemeler karşısında askeri seçeneği tamamen rafa kaldırmadığı ifade ediliyor. Pentagon'daki yetkililer, İran'ın nükleer silah üretme kapasitesine ulaşmasını engellemek için "her türlü tedbirin alınacağını" vurguluyor.
Basında çıkan haberlerde, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerine yönelik olası bir hava saldırısı planını güncellediği, bu planın İran'ın hava savunma sistemlerinin yanı sıra yeraltı tesislerini de hedef aldığı belirtiliyor. İsrail'in de bu plana destek verdiği, ancak İran'ın misilleme kapasitesi nedeniyle temkinli davranıldığı aktarılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasındaki gerilim, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir bölgesel krizdir. İran ile komşu olan Türkiye, bu iki ülke arasındaki olası bir savaşın ekonomik ve güvenlik etkilerinden en çok etkilenecek ülkelerden biridir. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılamaktadır; olası bir çatışma enerji fiyatlarını yükseltebilir ve tedarik zincirini bozabilir. Güvenlik açısından ise, Irak ve Suriye'deki İran destekli grupların Türkiye sınırına yakın bölgelerde faaliyet göstermesi, PKK/YPG gibi terör örgütleriyle mücadeleyi karmaşık hale getirebilir. Türkiye, bu krizde arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışsa da, hem ABD hem de İran ile ilişkilerini dengelemek zorundadır.