ABD ve İran, bu sabaha karşı birbirlerine yeni saldırılar düzenleyerek haftalardır süren gerginliği daha da tırmandırdı. Taraflar, birbirlerini daha önce varılan anlaşma hükümlerini ihlal etmekle suçlarken, uluslararası toplum bölgesel bir savaşın eşiğine gelindiği uyarısında bulunuyor. Gece boyunca Basra Körfezi'nde meydana gelen çatışmalar, küresel enerji piyasalarında paniğe yol açarken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantıya çağrıldı.
Gelişmenin arka planı
ABD Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İran'ın gece saatlerinde Suudi Arabistan'daki ABD üslerine yönelik balistik füze saldırıları düzenlediği, buna karşılık ABD savaş uçaklarının İran'ın güney kıyılarındaki askeri tesisleri vurduğu belirtildi. Saldırılarda sivil kayıp olup olmadığı henüz netleşmezken, İran devlet medyası ABD'nin saldırılarında en az 12 askerin öldüğünü iddia etti. Washington ise İran'ın saldırılarında önemli bir hasar olmadığını savunuyor.
Öte yandan, taraflar arasındaki anlaşmazlık, nükleer müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik dolaylı görüşmelerin çökmesinin ardından patlak vermişti. İran, uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'ın üzerine çıkararak anlaşmanın temel sınırlarını aştı. ABD ise İran'ın bu adımına karşılık yeni yaptırımlar ve askeri caydırıcılık önlemleri almıştı. Son 24 saatte yaşananlar, diyaloğun tamamen koptuğunu ve iki ülkenin doğrudan çatışmaya sürüklendiğini gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Basra Körfezi'ndeki bu yeni tırmanış, başta Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar olmak üzere Körfez ülkelerini alarm durumuna geçirdi. Bölge ülkeleri, hava savunma sistemlerini devreye sokarken, İran'a yakınlığıyla bilinen Irak ve Yemen'deki milis gruplar da harekete geçti. Irak'ın güneyindeki petrol tesislerinde güvenlik önlemleri artırılırken, Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik saldırı olasılığı endişe yaratıyor.
Küresel piyasalarda petrol fiyatları yüzde 8'in üzerinde artışla varil başına 95 doları aşarken, hisse senetleri değer kaybetti. Analistler, çatışmanın İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması halinde petrol arzının yüzde 20'sinin tehlikeye gireceği uyarısında bulunuyor. Avrupa Birliği, tarafları itidal çağrısı yaparken, Rusya ve Çin ise askeri müdahaleyi kınayarak diplomatik çözüm çağrısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran çatışması, Türkiye'nin güvenliğini ve enerji arzını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Türkiye, doğalgaz ve petrolünün önemli bir kısmını İran ve Körfez ülkelerinden ithal ediyor; Hürmüz Boğazı'nın kapanması halinde enerji fiyatlarındaki artış ekonomiyi olumsuz etkileyecektir. Ayrıca, Irak ve Suriye'deki İran destekli grupların hareketlenmesi, Türkiye'nin sınır güvenliğini tehdit edebilir. Ankara, şimdiye kadar dengeli bir diplomasi izlemeye çalışsa da, bölgesel bir savaş Türkiye'yi zor durumda bırakacaktır. Bu nedenle, Türkiye'nin hem NATO müttefiki ABD'yle hem de komşusu İran'la ilişkilerini koruyarak krizi yönetmesi kritik önem taşıyor.