GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
ABD

ABD İklim Değişikliğini Umursamıyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
ABD İklim Değişikliğini Umursamıyor
Çeviri Kaynağı
Theatlantic — Bu haber, Theatlantic'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

ABD, dünyanın en büyük karbon salıcılarından biri olmasına rağmen, iklim değişikliği konusunda endişe düzeyi şaşırtıcı derecede düşük. Yale Üniversitesi İklim Değişikliği İletişim Programı tarafından yapılan son anketlere göre, Amerikalıların yaklaşık %72'si iklim değişikliğinin gerçekleştiğine inanıyor, ancak sadece %35'i bu konuda çok endişeli olduğunu belirtiyor. Bu rakam, 2020'deki %45'lik orandan belirgin bir düşüş gösteriyor. Ekonomik kaygılar, siyasi kutuplaşma ve medyanın gündem belirleme öncelikleri, Amerikan halkının iklim krizini yeterince ciddiye almamasının başlıca nedenleri arasında sayılıyor.

Ekonomi mi, İklim mi?

Anketler, Amerikalıların çoğunluğu için ekonominin iklim değişikliğinden daha öncelikli bir konu olduğunu ortaya koyuyor. 2024 başkanlık seçimleri öncesinde enflasyon, işsizlik ve enerji fiyatları gibi somut ekonomik sorunlar, soyut ve uzun vadeli bir tehdit olan iklim değişikliğini gölgede bırakıyor. Özellikle Cumhuriyetçi seçmenlerin büyük bir kısmı, iklim politikalarının ekonomik büyümeyi yavaşlatacağı endişesini taşıyor. Bu durum, iklim eylemini destekleyen Demokrat Parti ile çevre düzenlemelerine karşı çıkan Cumhuriyetçi Parti arasındaki uçurumu derinleştiriyor.

Yale anketine göre, iklim değişikliği konusunda endişeli olan Amerikalıların oranı, eyaletlere göre büyük farklılıklar gösteriyor. Kaliforniya, New York gibi kıyı eyaletlerinde endişe oranı %50'nin üzerindeyken, Batı Virginia, Wyoming gibi eyaletlerde bu oran %20'nin altına düşüyor. Siyasi görüşün yanı sıra, coğrafi konum ve iklim değişikliğinin hissedilen etkileri de bu farkta belirleyici rol oynuyor. Ortabatı ve Güney eyaletleri, ekonomik olarak fosil yakıtlara daha bağımlı ve aşırı hava olaylarını iklim değişikliğine bağlama eğilimi daha düşük.

Küresel Düzlemde ABD'nin Rolü

ABD, Çin'den sonra dünyanın en büyük ikinci sera gazı salıcısı. Paris İklim Anlaşması'na yeniden katılan Biden yönetimi, 2030 yılına kadar emisyonları 2005 seviyelerine göre %50-52 oranında azaltma hedefi koydu. Ancak bu hedefe ulaşmak için gerekli yasaların bir kısmı Kongre'den geçememiş durumda. Enflasyonu Düşürme Yasası (IRA) kapsamında temiz enerjiye yapılan yatırımlar önemli bir adım olsa da, kömür ve doğalgaz santrallerinin kapatılması gibi daha radikal önlemler siyasi engellerle karşılaşıyor. Üstelik 2024 seçimlerinde başkanlığı kazanması durumunda Donald Trump, ABD'yi Paris Anlaşması'ndan bir kez daha çıkarabileceğini ve fosil yakıt üretimini artıracağını vaat ediyor. Bu belirsizlik, uluslararası iklim müzakerelerinde ABD'nin güvenilirliğini zedeliyor.

Küresel kamuoyu anketleri, ABD halkının iklim değişikliği endişesinin birçok gelişmekte olan ülkeden, hatta Çin'den daha düşük olduğunu gösteriyor. Pew Araştırma Merkezi'nin 2023 verilerine göre, Türkiye'de katılımcıların %67'si iklim değişikliğini çok ciddi bir tehdit olarak görürken, ABD'de bu oran %54. Bu fark, ABD'nin tarihsel emisyonlarının en yüksek olmasına karşın, iklim krizinin etkilerini daha az hisseden bir coğrafyada yer alması ve siyasi kutuplaşma gibi faktörlerle açıklanabilir.

Türkiye Açısından Değerlendirme

ABD'nin iklim değişikliğine yönelik ilgisizliği, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için doğrudan sonuçlar doğuruyor. ABD, iklim finansmanı ve teknoloji transferinde lider rol üstlenmediğinde, Türkiye'nin yenilenebilir enerjiye geçiş maliyeti artıyor. Ayrıca ABD'nin politikalarındaki belirsizlik, iklim değişikliğine uyum ve azaltım projelerine yönelik uluslararası fonları da olumsuz etkiliyor. Türkiye, iklim değişikliğinin etkilerini Akdeniz havzasında şiddetli bir şekilde hisseden bir ülke olarak, ABD'nin taahhütlerini yerine getirmesini ve küresel iklim rejimine liderlik etmesini bekliyor. Ancak mevcut tablo, Türkiye'nin kendi iklim politikalarını ABD'ye bağımlı olmadan, Avrupa Birliği ve diğer bölgesel aktörlerle işbirliği içinde geliştirmesi gerektiğini gösteriyor.

Etiketler:
iklim değişikliğiABDküresel ısınmaçevre politikasıTürkiyesiyasi kutuplaşma

İlgili Haberler

Anket: Amerikalıların sadece %24'ü İran savaşını maliyetine değer buluyor
ABD

Anket: Amerikalıların sadece %24'ü İran savaşını maliyetine değer buluyor

2 dk önce

YouTube, çocuklara zarar davasında ikinci duruşma öncesi anlaştı
ABD

YouTube, çocuklara zarar davasında ikinci duruşma öncesi anlaştı

3 dk önce

Trump Pensilvanya'da Ekonomi ve Petrol Fiyatlarını Öne Çıkardı
ABD

Trump Pensilvanya'da Ekonomi ve Petrol Fiyatlarını Öne Çıkardı

5 dk önce

Trump destekçisi şirketten Beyaz Saray çimine 1 milyon dolar
ABD

Trump destekçisi şirketten Beyaz Saray çimine 1 milyon dolar

6 dk önce