ABD'de yapılan son kamuoyu yoklaması, Başkan Donald Trump'ın İran ile girdiği savaşın maliyetine değip değmediği konusunda Amerikan halkının büyük çoğunluğunun olumsuz görüş bildirdiğini ortaya koydu. Reuters/Ipsos tarafından gerçekleştirilen ve 2-6 Nisan 2025 tarihleri arasında yapılan beş günlük ankete, ülke genelinde 1.262 yetişkin Amerikalı katıldı. Anket sonuçlarına göre, katılımcıların yalnızca yüzde 24'ü savaşın maliyetine değdiğini düşünürken, yüzde 56'sı maliyetin karşılığını vermediğini belirtti. Kalan yüzde 20 ise kararsız olduğunu ifade etti. Bu sonuçlar, Trump yönetiminin İran'a yönelik askeri operasyonlarının Amerikan kamuoyunda geniş bir destek bulamadığını gösteriyor.
Savaşın maliyeti ve kamuoyu algısı
Anket, savaşın maliyetinin yanı sıra, Amerikalıların ülkenin İran politikasına ilişkin genel memnuniyetsizliğini de gözler önüne serdi. Katılımcıların sadece yüzde 30'u Trump'ın İran konusundaki yönetimini onaylarken, yüzde 55'i onaylamadığını söyledi. Bu oranlar, özellikle savaşın başlamasından bu yana geçen sürede kamuoyunun giderek daha eleştirel hale geldiğini gösteriyor. Savaşın maliyeti konusunda net bir fikir birliği olmasa da, anket, insanların büyük ölçüde savaşın getirdiği ekonomik yükü ve can kayıplarını gereksiz gördüğüne işaret ediyor.
Ankete katılanlar arasında, savaşın maliyetine değdiğini söyleyenlerin çoğunlukla Cumhuriyetçi Parti destekçileri olduğu görülürken, Demokratlar ve bağımsızlar arasında bu oran oldukça düşük. Siyasi kutuplaşma, İran savaşına ilişkin algıyı da derinden etkilemiş durumda. Cumhuriyetçilerin yüzde 48'i savaşı desteklerken, Demokratların sadece yüzde 8'i aynı görüşte. Bu durum, ABD'deki siyasi bölünmüşlüğün dış politika konularında da kendini gösterdiğini ortaya koyuyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Trump'ın İran politikası, sadece ABD içinde değil, uluslararası alanda da tartışmalara yol açtı. ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonları, özellikle Ortadoğu'da büyük bir istikrarsızlık yaratırken, bölge ülkeleri arasında da endişe yarattı. Operasyonlar sonucunda İran'ın nükleer programına yönelik endişeler artarken, bölgedeki vekil güçler arasındaki çatışmalar da yoğunlaştı. Körfez ülkeleri, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD'nin müttefikleri, savaşın bölgesel güvenliğe olan etkilerini yakından izlerken, Avrupa Birliği ise diplomatik çözüm çağrılarını yineledi.
Küresel ölçekte ise, ABD-İran çatışması, enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açtı. Petrol fiyatları, savaşın başlamasıyla birlikte yükselişe geçerken, bu durum özellikle enerji ithalatçısı ülkeleri olumsuz etkiledi. Uluslararası toplum, ABD'nin tek taraflı askeri müdahalesine sıcak bakmazken, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar tarafları itidal çağrısında bulundu. Anket sonuçları, Amerikan halkının da uluslararası kamuoyu ile benzer bir şekilde savaşın maliyetini sorguladığını gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran ile savaşı, Türkiye için doğrudan güvenlik ve ekonomi riskleri taşımaktadır. Türkiye, İran ile komşu olması nedeniyle savaşın bölgesel istikrarsızlığı artırmasından endişe duymaktadır. Ayrıca, çatışma enerji fiyatlarını yükselterek Türkiye'nin enerji ithalat faturasını artırmış ve ekonomiyi olumsuz etkilemiştir. Türkiye, ABD-İran arasındaki gerilimi azaltmak için diplomatik girişimlerde bulunmuş, ancak savaşın sona ermesiyle birlikte bölgede yeniden yapılanma süreci Türkiye'nin çıkarlarını da şekillendirecektir. Türk dış politikası, bu süreçte hem ABD hem de İran ile dengeli ilişkiler sürdürmeye çalışmaktadır.