Google'a ait video platformu YouTube, Kaliforniya'da çocukların sosyal medyadan zarar gördüğü iddiasıyla açılan bir davada, ikinci duruşma öncesi davacıyla anlaştı. Tarafların avukatları, anlaşma şartlarının gizli olduğunu belirtti. Dava, YouTube'un algoritmaları ve içerik önerilerinin çocuklarda bağımlılık yaratarak ruhsal ve fiziksel zararlara yol açtığı iddiasına dayanıyor. İlk duruşma geçen yıl görülmüş ve platform lehine sonuçlanmıştı.
Davanın arka planı
Dava, 2023 yılında Kaliforniya'da bir grup ebeveyn tarafından açılmıştı. Ebeveynler, YouTube'un içerik öneri algoritmasının çocukları aşırı ekran başında kalmaya ittiğini ve bunun depresyon, anksiyete ve uyku bozukluklarına yol açtığını öne sürmüştü. Davada, YouTube'un 13 yaş altı çocuklara yönelik içeriklerinde reklam geliri elde ettiği ve çocukların verilerini izinsiz topladığı da iddialar arasındaydı.
Bu dava, sosyal medya şirketlerinin çocuk güvenliğine yönelik sorumlulukları konusunda ABD'de açılan birçok davadan biri. Benzer davalar TikTok ve Instagram gibi diğer platformlara karşı da devam ediyor. California eyaleti, sosyal medya şirketlerinin çocuklara yönelik zararlı içerikleri önlemesini zorunlu kılan bir yasa çıkarmış ancak bu yasa şirketlerin itirazıyla mahkemede durdurulmuştu.
Geçen yılki ilk duruşmada, mahkeme YouTube'un içerik önerilerinin bir yayıncılık faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceğine karar vermiş ve platformu sorumlu tutmamıştı. Ancak davacılar, bu kararı temyize taşımış ve ikinci duruşma için hazırlık yaparken anlaşma sağlandı.
Küresel boyut ve benzer davalar
Sosyal medya şirketlerinin çocuk güvenliği konusundaki sorumlulukları, dünya genelinde giderek artan bir hukuki alan haline geliyor. Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası ile platformları çocuklar için daha güvenli hale getirmeye zorlarken, İngiltere Çevrimiçi Güvenlik Yasası da benzer düzenlemeler içeriyor. ABD'de ise eyalet düzeyinde farklı yasalar bulunuyor ve federal düzeyde kapsamlı bir düzenleme henüz mevcut değil.
YouTube'un bu davanın yanı sıra, çocukların verilerinin izinsiz toplanmasıyla ilgili Federal Ticaret Komisyonu (FTC) ile de bir anlaşma yaparak 170 milyon dolar ceza ödemeyi kabul etmişti. Şirket, çocuk içeriklerine yönelik daha sıkı gizlilik politikaları uygulama sözü vermişti.
Bu tür davaların sonuçları, sadece Google'ı değil, tüm sosyal medya sektörünü etkileyebilir. Eğer mahkemeler platformları çocuklara yönelik zararlardan sorumlu tutarsa, şirketlerin algoritmalarını ve içerik denetim mekanizmalarını kökten değiştirmesi gerekebilir. Bu da iş modelleri ve ifade özgürlüğü tartışmalarını beraberinde getirecektir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de sosyal medya platformlarının çocuk güvenliği konusundaki düzenlemeler son yıllarda artış gösteriyor. 2020 yılında yürürlüğe giren sosyal medya yasası, platformları Türkiye'de temsilci bulundurmaya ve içerik kaldırma taleplerine uymaya zorluyor. Ancak çocukların bağımlılık ve ruhsal sağlığı konusunda spesifik bir düzenleme henüz yok. Bu dava, Türk yasa koyucular için emsal teşkil edebilir ve benzer iddiaların Türkiye'de de gündeme gelmesine yol açabilir. Ayrıca, Türk ailelerin çocuklarının çevrimiçi güvenliğine yönelik farkındalığının artması, sosyal medya şirketlerinin Türkiye'de de daha sorumlu davranmasını gerektirebilir.