ABD'nin İngiltere Büyükelçisi Warren Stephens, İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband'ın Donald Trump'a yönelik sert eleştirilerini ciddiye almadığını belirterek, İngiliz diplomatın Trump'la ilgili görüşlerinin zamanla değişmiş olabileceğini ifade etti. Stephens, Miliband'ın Trump'ı 'aptal' olarak nitelendirmesine ilişkin sorulara yanıt verirken, bu tür sözlerin diplomatik nezaket dışında olduğunu ancak bunu 'kaale almadığını' söyledi.
Gelişmenin arka planı
Eski Başkan Donald Trump, İngiltere'de özellikle İşçi Partisi çevrelerinde sert eleştirilere hedef olmuştu. Miliband, 2016-2020 arasında Trump'ın başkanlık döneminde yaptığı açıklamalarda Trump'ı 'uluslararası istikrar için bir tehdit' olarak tanımlamış ve 'aptal' ifadesini kullanmıştı. Ancak Stephens, Londra'daki bir etkinlikte yaptığı konuşmada, Miliband'ın şu anki pozisyonunun farklı olabileceğini ima etti: 'Eminim ki Dışişleri Bakanı'nın Trump hakkındaki görüşleri, görevi sırasında edindiği deneyimlerle değişmiştir.'
Stephens, ABD-İngiltere ilişkilerinin 'özel' olduğunu vurgulayarak, iki ülke arasındaki diplomatik bağların liderlerin kişisel görüşlerinden etkilenmeyecek kadar güçlü olduğunu söyledi. Ayrıca, Trump'ın olası bir yeniden başkanlık adaylığı durumunda İngiltere'nin tutumuna ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu açıklamalar, ABD-İngiltere arasındaki 'özel ilişki'nin siyasi gerilimlerden etkilenmeksizin devam edeceği mesajını taşıyor. Ancak Miliband'ın Trump'a yönelik eleştirileri, İngiltere'deki İşçi Partisi'nin ABD'deki Cumhuriyetçi eğilimlere karşı duruşunun bir yansıması olarak görülüyor. Öte yandan, Trump'ın yeniden seçilmesi durumunda Avrupa'daki müttefiklerle ilişkilerin yeniden test edileceği tahmin ediliyor. Stephens'ın 'kaale almama' yaklaşımı, diplomatik bir dille tansiyonu düşürme çabası olarak yorumlanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İngiltere ilişkilerindeki bu tür gerilimler, Türkiye'nin Batı ittifakındaki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. Trump'ın olası geri dönüşü, Türkiye-ABD ilişkilerinde S-400 ve F-35 gibi kriz dosyalarının yeniden gündeme gelmesine yol açabilir. Ancak Stephens'ın mesajı, ABD'nin müttefikleriyle ilişkilerini liderlik değişikliklerinden bağımsız yürütme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Türkiye, bu bağlamda ABD'nin Avrupa'daki müttefikleriyle olan diyalogundan bağımsız olarak kendi ikili ilişkilerini yönetmeye devam edecektir.