Avrupa Birliği üyesi ülkelerin göçten sorumlu bakanları, Ukrayna vatandaşı olup askerlik çağındaki erkeklerin AB ülkelerinde geçici korumadan yararlanma hakkını sınırlandırmayı öngören bir öneriyi geniş bir destekle benimsedi. İsveç Göç Bakanı'nın açıklamasına göre, bu adımla Ukrayna'nın asker kaynağını korumak ve savaş çabalarına katkı sağlamak hedefleniyor.
Planın ayrıntıları ve arka plan
Bakanlar toplantısında ele alınan öneri, 18-60 yaş arası Ukraynalı erkeklerin otomatik olarak geçici koruma almamasını öngörüyor. Şu anda AB'de yaklaşık 650 bin Ukraynalı erkeğin bu kapsamda bulunduğu tahmin ediliyor. Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı işgalden bu yana Ukrayna'da sıkıyönetim ilan edilmiş ve askerlik çağındaki erkeklerin ülkeyi terk etmesi yasaklanmıştı. Ancak savaşın başında bu yasağa rağmen birçok erkek AB ülkelerine sığınmıştı. Ukrayna yönetimi, savaşın uzamasıyla birlikte asker ihtiyacının arttığını vurguluyor ve yurt dışındaki askerlik çağındaki vatandaşlarının ülkeye dönmesini talep ediyor. AB Komisyonu, öneriyi uygulamaya koymak için yasal düzenlemeleri hazırlayacak. Ancak kararın kesinleşmesi için Avrupa Parlamentosu'nun onayı gerekiyor. İnsan hakları örgütleri, bu tür bir sınırlamanın mülteci hukukuna aykırı olabileceği ve savaştan kaçan Ukraynalıların korunmasız kalmasına yol açacağı uyarısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
AB'nin bu hamlesi, Ukrayna'nın asker kaynağını artırma çabasıyla uyumlu olsa da, birliğin mülteci politikaları açısından tartışmalı bir adım. Uzun süredir Ukrayna'ya askeri ve mali destek sağlayan AB, bu kez Ukrayna'nın insan kaynağını korumaya yönelik bir adım atıyor. Öte yandan, bazı AB ülkeleri, Ukraynalı mültecilerin iş gücü piyasasına katkısını ve entegrasyon sorunlarını dikkate alarak çekimser kaldı. Bu kararın, Rusya-Ukrayna savaşının seyrine etki etmesi bekleniyor. Ukrayna ordusunun mevcut durumda asker sayısını artırmakta zorlandığı bilinirken, yurt dışındaki rezervlerin geri çağrılması cephedeki dengeleri değiştirebilir. Ancak bu durum, Ukraynalı erkeklerin gönüllü dönüşünün sağlanmasına bağlı. Zorla geri gönderme tartışmaları, AB hukuku ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde hassasiyet taşıyor. AB'nin bu politikası, aynı zamanda diğer savaş bölgelerinden gelen mültecilere yönelik politikalara emsal teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, savaşın başından itibaren Ukrayna ile yakın ilişkilerini sürdürmekte ve Montrö Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'deki güç dengesini korumaya çalışmaktadır. AB'nin bu kararı, Türkiye'nin Ukraynalı mülteci politikasını etkileyebilir. Türkiye'de şu anda binlerce Ukraynalı bulunmakta olup, bunların bir kısmı askerlik çağındaki erkeklerden oluşmaktadır. Ukrayna'nın asker ihtiyacı, Türkiye'den bu kişilerin iadesi talebini gündeme getirebilir. Öte yandan, Türkiye'nin Rusya ile dengeli ilişkileri göz önüne alındığında, bu gelişme Ankara'nın arabuluculuk rolünü ve insani yardım politikalarını yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Ayrıca, AB'nin mülteci politikasındaki bu değişim, Türkiye'nin kendi sığınmacı rejimi için de dolaylı yansımalar doğurabilir.