Avrupa Komisyonu, ABD’li medya devleri Paramount Global ve Warner Bros Discovery arasındaki 110 milyar dolar değerindeki birleşmeye koşullu olarak onay verdi. Ancak bu dev birleşme, ABD’deki antitröst incelemeleri nedeniyle henüz tamamlanmış değil. Brüksel’in kararı, şirketlerin belirli taahhütlerde bulunması şartına bağlanırken, işlem Avrupa rekabet kuralları açısından temizlendi. Birleşme, küresel eğlence sektöründe yeni bir dev yaratacak ve Netflix, Disney+ gibi platformlarla rekabeti kızıştıracak.
Koşullu onay ve rekabet endişeleri
Avrupa Komisyonu’nun 15 Nisan 2025 tarihli açıklamasına göre, Paramount Global ve Warner Bros Discovery’nin birleşmesi, Avrupa Ekonomik Alanı’ndaki rekabet endişelerini gidermek için belirli taahhütler çerçevesinde onaylandı. Komisyon, özellikle film prodüksiyonu ve dağıtımı, televizyon kanalları ve yayın platformları alanlarında piyasa hakimiyeti riskini inceledi. Şirketlerin, Avrupa’daki rakiplerine adil erişim sağlamak amacıyla bazı varlıklarını devretmeyi veya lisans anlaşmalarını düzenlemeyi kabul ettiği belirtiliyor.
Birleşme, Paramount’un sahibi olduğu CBS, MTV, Nickelodeon ve Paramount+ ile Warner Bros Discovery’nin HBO, CNN, Warner Bros. stüdyoları ve Discovery+ gibi markalarını tek çatı altında topluyor. Bu dev grup, küresel içerik pazarında Netflix ve Disney’in ardından üçüncü büyük oyuncu konumuna yükselecek. Ancak Avrupa’da uzmanlar, birleşmenin bağımsız yapımcılar ve yerel medya kuruluşları üzerinde baskı yaratabileceğini dile getiriyor.
ABD’de süreç tıkanmış durumda
Birleşme, ABD’de ise henüz yeşil ışık alamadı. Federal İletişim Komisyonu (FCC) ve Adalet Bakanlığı’nın antitröst birimleri, işlemin medya sahipliği yoğunlaşması ve tüketici fiyatlarına etkisi konusunda derinlemesine inceleme yürütüyor. Özellikle yayıncılık lisanslarının devri ve reklam piyasasındaki hakimiyet endişeleri, süreci uzatmış durumda. Uzmanlar, ABD’deki kararın yılın ikinci yarısında netleşebileceğini öngörüyor. Bu arada, Avrupa Komisyonu’nun onayı, şirketlere ABD’deki sürecin tamamlanmasını beklerken en azından Avrupa ayağını garanti altına almış oldu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu birleşme, Türkiye’deki medya ve eğlence sektörünü doğrudan etkilemese de küresel içerik devlerinin pazardaki ağırlığını artıracak. Türkiye’de faaliyet gösteren dijital platformlar (Netflix, Amazon Prime, Disney+ gibi) zaten yoğun rekabet içindeyken, yeni devin yerel içerik üreticileriyle lisans anlaşmaları veya ortak yapım fırsatları yaratması mümkün. Ancak aynı zamanda, büyük stüdyoların pazarlık gücü Türk yapımcıların uluslararası görünürlüğünü sınırlayabilir. Rekabet Kurumu’nun benzer birleşmelerdeki tutumu, yerel medya sahipliğini koruma yönünde olmuştur. Bu gelişme, Türkiye’nin dijital içerik düzenlemelerinde AB ile uyumunu da gündeme getirebilir.