Avrupa Birliği'nin en yüksek mahkemesine bağlı bir hukuk danışmanı, bloğun Kovid-19 aşı sözleşmelerinin ayrıntılarına kamuoyunun daha geniş erişimine izin vermesi gerektiğine karar verdi. Avrupa Adalet Divanı Başsavcısı Gerard Hogan, Perşembe günü yayımladığı görüşünde, Avrupa Komisyonu'nun milyarlarca euroluk aşı anlaşmalarının tam metinlerini gizli tutma kararının haksız olduğunu söyledi. Karar, Portekizli bir avukat ve bazı Avrupa Parlamentosu üyelerinin şeffaflık talebi üzerine alındı.
Gelişmenin arka planı
Avrupa Komisyonu, 2020 ve 2021 yıllarında Pfizer-BioNTech, Moderna, AstraZeneca ve diğer ilaç şirketleriyle milyarlarca doz aşı satın almak için sözleşmeler imzaladı. Ancak anlaşmaların şartları, fiyatlandırma, tazminat ve teslimat takvimleri gibi kritik detaylar kamuoyundan gizlendi. Komisyon, müzakerelerin hassasiyetini ve ticari sırları koruma gereğini gerekçe gösterdi. Mahkeme süreci, Portekizli avukat Rui Carlos Pereira'nın bu sözleşmelere erişim talebiyle başladı. Pereira, AB kurumlarının şeffaflık ilkesine aykırı davrandığını savundu. Başsavcı Hogan, Komisyon'un 'müzakerecilerin taciz edilebileceği' veya 'şirketlerin zarar göreceği' yönündeki argümanlarını 'soyut ve genel' bularak reddetti ve kamu yararının daha ağır bastığını vurguladı.
Bölgesel veya küresel boyut
AB Komisyonu, aşı sözleşmelerinin gizliliğini savunurken, pandemi döneminde hızlı hareket etme ihtiyacını ve ticari bilgilerin korunmasını öne sürmüştü. Ancak bu tutum, AB kurumlarına yönelik güvensizliği artırdı. Avrupa Sayıştayı daha önce yaptığı denetimlerde, sözleşmelerin şeffaflığı konusunda eksiklikler olduğunu belirtmişti. Hogan'ın görüşü bağlayıcı olmasa da, Avrupa Adalet Divanı'nın önümüzdeki aylarda bu yönde karar vermesi bekleniyor. Bu durum, sadece AB için değil, küresel çapta pandemi yönetiminde şeffaflık standartlarının belirlenmesi açısından emsal teşkil edebilir. Benzer talepler ABD ve İngiltere'de de gündeme gelmişti. Şeffaflık savunucuları, kamu fonlarının kullanıldığı bu tür anlaşmaların denetime açık olması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, pandemi döneminde Çin ve Alman ortak yapımı aşılar da dahil olmak üzere çeşitli tedarikçilerle anlaşmalar yapmıştı. AB'nin şeffaflık yönündeki bu adımı, Türkiye'de de benzer taleplerin sesini yükseltebilir. Türkiye'nin kamu sağlığı harcamalarının denetimi ve uluslararası sözleşmelerin şeffaflığı açısından bu karar örnek alınabilir. Ayrıca AB ile Türkiye arasındaki müzakerelerde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Ankara'nın bu gelişmeyi, kendi aşı tedarik süreçlerine ilişkin bilgi edinme taleplerini güçlendirmek için kullanması muhtemeldir.