Yatırımcıların yapay zeka (AI) balonuyla şişen teknoloji hisselerindeki düşüşten duyduğu kaygı had safhada. Bu hafta açıklanacak Tayvan Yarı İletken Üretim Şirketi (TSMC) ve ASML Holding’in finansal sonuçları, normal zamanlardan çok daha büyük bir önem taşıyor. Zira iki şirket, küresel çip tedarik zincirinin bel kemiğini oluşturuyor ve piyasa değerlerindeki hareketler tüm sektöre yön veriyor. Yatırımcılar, 1 trilyon doları aşan bir piyasa değerine sahip olan bu devlerin kârlılık ve büyüme verilerinden, AI yatırımlarının sürdürülebilirliğine dair sinyaller arıyor.
Yapay Zeka Hisselerindeki Satış Dalgası ve Şirketlerin Durumu
Son haftalarda, Nvidia, AMD, Intel gibi AI ile anılan hisselerde ciddi bir satış baskısı yaşandı. Nisan 2025 itibarıyla, AI ile ilgili hisselerin ortalama %15 gerilediği görülüyor. Bu düşüşte, yatırımcıların aşırı değerleme endişeleri, jeopolitik belirsizlikler ve ABD’nin çip ihracatına yönelik yeni kısıtlamaları etkili oldu. TSMC, dünyanın en büyük bağımsız yarı iletken üreticisi olarak, Apple, Nvidia ve AMD gibi devlerin en gelişmiş çiplerini üretiyor. Şirketin 18 Nisan 2025’te açıklayacağı ilk çeyrek sonuçlarının, gelir ve kâr marjında bir önceki çeyreğe göre ılımlı bir büyüme göstermesi bekleniyor. Ancak analistler, özellikle ABD’nin Tayvan’a yönelik politikaları ve Çin gerilimi nedeniyle TSMC’nin önümüzdeki dönemde siparişlerinde bir yavaşlama olabileceğini belirtiyor.
ASML ise, çip üretiminin vazgeçilmez parçası olan litografi makinelerinin tek üreticisi. Özellikle extreme ultraviyole (EUV) makineleri, en gelişmiş çiplerin üretimi için zorunlu. ASML’in 19 Nisan’da açıklanacak sipariş verileri, çip üreticilerinin yatırım iştahını göstermesi açısından kritik. Son çeyrekte ASML'in siparişlerinde bir miktar düşüş bekleniyor. Bunun sebebi, Çin’e yönelik ihracat kontrollerinin ASML’in gelirlerini olumsuz etkilemesi. Hollandalı şirket, Çin’e EUV makineleri satamıyor ve Çin, ASML için büyük bir pazar olmaya devam ediyor.
Küresel Çip Sektöründe Jeopolitik Satranç
TSMC ve ASML’in sonuçları sadece finansal değil, aynı zamanda jeopolitik birer gösterge niteliği taşıyor. ABD, kendi çip üretimini artırmak için 52 milyar dolarlık CHIPS Yasası’nı yürürlüğe koydu ve TSMC’yi Arizona’ya yatırım yapmaya ikna etti. Ancak Tayvan’ın güvenliği, küresel çip tedarik zinciri için hayati önemde. Çin’in Tayvan’a yönelik artan askeri baskısı, ‘Tayvan’da bir kriz’ senaryosunu dünya gündeminde tutuyor. ABD’nin Çin’e uyguladığı çip ambargosu ve ASML’e getirdiği kısıtlamalar, Çin’in kendi çip teknolojisini geliştirme çabalarını hızlandırdı. Çin, yerli litografi makineleri üretmek için büyük yatırımlar yapıyor. Bu gelişmeler, küresel çip pazarında bir ‘bölünme’ ve ‘yerelleşme’ eğilimini tetikliyor. TSMC ve ASML’in kârlılığı, bu jeopolitik sürtüşmelerden doğrudan etkileniyor. Yatırımcılar, bu iki şirketin mali tablolarında, ABD ile Çin arasındaki teknoloji savaşının yansımalarını arayacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, küresel çip tedarik zincirinde doğrudan bir oyuncu olmasa da, yaşananlar Türkiye için önemli dersler barındırıyor. ABD-Çin arasındaki teknoloji savaşının tırmanması, Türkiye’nin çip ithalatında darboğazlara yol açabilir; özellikle savunma sanayii ve otomotiv sektörlerinde kullanılan gelişmiş çiplerin temini risk altına girebilir. Ayrıca, Türkiye’nin kendi yarı iletken üretim kapasitesini geliştirme çabaları, bu krizlerin ışığında daha da stratejik hale geliyor. Jeopolitik olarak, Tayvan’daki bir kriz, NATO müttefiki ABD’nin dikkatini Doğu Asya’ya yönlendireceği için Türkiye’nin bulunduğu bölgedeki güç dengesini dolaylı etkileyebilir. Öte yandan, çip sektöründeki belirsizlik, teknoloji hisselerine yatırım yapmış Türk yatırımcıları da yakından ilgilendiriyor.